Nevşehir’de tam 2 bin 978 çocuk, hayatlarının en büyük stres çemberinden birini daha geride bıraktı ama asıl hesaplaşma şimdi başlıyor. Eğitim sisteminin dayattığı bu acımasız yarışta, henüz 14 yaşındaki körpe beyinler geleceklerini kurtarmak için sıralarda ter döktü. Sınav bitti, kapılar açıldı fakat geride kalan psikolojik enkaz ve belirsizlik bulutu kolay kolay dağılacak gibi durmuyor.
Nevşehir’de LGS Maratonunun Perde Arkası
İl genelinde belirlenen 15 sınav merkezinde tüm nefesler tutuldu. Nevşehir merkezindeki 6 okul başta olmak üzere, toplam 164 salonda hummalı bir hazırlık yapılmıştı. Sabahın erken saatlerinde kimlik kartları ve sınav giriş belgeleriyle kapılarda kuyruğa giren öğrencilerin gözlerindeki o tedirginlik, sistemin çarpıklığını bir kez daha gözler önüne serdi. Saatler 09.30’u gösterdiğinde ise sessizlik şehre hakim oldu ve ilk oturum başladı.
Sözel ve Sayısalda Zamanla Yarış
İlk oturumda sözel alandan 50 soru için 75 dakika süre verilen öğrenciler, Türkçe, T.C. İnkılap Tarihi, Din Kültürü ve Yabancı Dil sorularıyla boğuştu. Kısa bir nefes arasının ardından saat 11.30’da başlayan ve geleceğin mühendislerini, doktorlarını belirleyeceği iddia edilen sayısal oturumda ise 40 soruya 80 dakika süre tanındı. Matematik ve fen bilimleri soruları karşısında ter döken öğrenciler, sadece bilgilerini değil, saniyelerle yarışan psikolojilerini de yönetmek zorunda kaldılar.
Sadece Çocuklar Değil, Veliler de Sınavdaydı
Okul bahçelerini dolduran binlerce velinin yaşadığı o çaresiz bekleyiş, Türkiye’deki eğitim gerçeğinin en net fotoğrafıydı. Çocukları içeride ter dökerken, dışarıda dualar okuyan, heyecandan elleri titreyen anne ve babalar aslında sisteme ortak edilen gizli mağdurlardı. Yıllarca dökülen paralar, özel dersler, kaynak kitaplar ve feda edilen sosyal hayatlar… Hepsi sadece birkaç saat süren tek bir sınavın sonucuna endekslendi.
Şimdi Ne Olacak? Büyük Belirsizlik Kapıda
Sınav salonlarından çıkan öğrencilerin yüzündeki o karışık ifadeler, maratonun henüz bitmediğinin kanıtı. Şimdi Nevşehir genelinde binlerce aile, sınav sonuçlarının açıklanacağı günü beklemeye başladı. Ancak asıl kaos tercih döneminde yaşanacak. Nitelikli okul kontenjanlarının yetersizliği ve adrese dayalı yerleştirme sisteminin getirdiği zorunluluklar, aileleri şimdiden kara kara düşündürüyor. Sorunsuz tamamlandığı söylenen bu sınav, gerçekten adil bir geleceğin kapısını aralıyor mu, yoksa eşitsizliği daha da mı derinleştiriyor? Analizi ve yorumu size bırakıyoruz.
Kaynak: Nevsehirkent Haber






