Kapadokya’nın Saklı Hazineleri Gün Yüzüne Çıkıyor
Kapadokya’nın büyüleyici kaya oyma kiliseleri ve antik mezar odaları, yüzyıllardır taşıdığı tarihi sırları modern teknolojinin gücüyle geleceğe taşımaya hazırlanıyor. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan bu eşsiz coğrafya, Bizans döneminden kalma göz alıcı freskleri ve kırmızı pigmentli motifleri barındırıyor. Ancak bu tarihi eserlerin büyük bir kısmı, geçmiş yüzyıllarda aydınlatma amacıyla yakılan bezir yağı lambaları ve ateşlerin çıkardığı kalın bir is tabakasının altında gizlenmiş durumda.
Fiziksel Müdahalenin Yarattığı Büyük Risk
Kapadokya’nın jeolojik yapısını oluşturan volkanik tüf taşları, son derece hassas ve aşınmaya müsait bir yapıya sahip. Tarihi kiliselerin duvarlarındaki isi temizlemek için uygulanan geleneksel kimyasal veya mekanik yöntemler, bu kırılgan yüzeylere geri dönüşü olmayan zararlar verebiliyor. Kazıma veya silme işlemleri sırasında asırlık pigmentlerin kaybolma riski, restorasyon uzmanlarını her geçen gün daha temkinli olmaya zorluyor. İşte tam bu noktada, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi (NEVÜ) araştırmacıları, kültürel mirası korumak için fiziksel müdahale gerektirmeyen çığır açıcı bir yöntem geliştirdi.
Akıllı Algoritmalar ve Derin Öğrenme Devreye Giriyor
NEVÜ Meslek Yüksekokulu Elektrik ve Enerji Bölümü öğretim elemanlarından Öğr. Gör. Dr. Egemen Nazife Yazlık’ın yürütücülüğünü üstlendiği ve Dr. Öğr. Üyesi Bilgin Yazlık’ın araştırmacı olarak katıldığı yeni proje, TÜBİTAK 1002-A Hızlı Destek Programı kapsamında destek almaya hak kazandı. Proje kapsamında, kaya oyma yapılardaki isten kararmış kırmızı boyalı motiflerin derin öğrenme tabanlı sanal restorasyonu gerçekleştirilecek. Bu teknoloji sayesinde, yüzyıllardır karanlığa gömülen motifler, orijinal dokusuna hiçbir zarar verilmeden dijital ortamda yeniden hayat bulacak.
Pix2Pix Teknolojisi ile Kusursuz Dijital Modelleme
Bilim insanları, proje sürecinde Kapadokya’nın özgün taş yapısı olan ignimbirit kaya numunelerini laboratuvar ortamında inceleyecek. Geleneksel hematit pigmenti ve bezir yağı kullanılarak hazırlanan özel bir veri seti ile sistem eğitilecek. Görüntüden görüntüye dönüşüm sağlayan Pix2Pix (cGAN) mimarisinin kullanılacağı bu teknik süreçte, Yapısal Benzerlik İndeksi (SSIM) ve algısal kayıp bileşenleri sisteme entegre edilecek. Böylece dijital modellemelerde sıkça karşılaşılan doku bozulmaları ve veri uydurma (halüsinasyon) sorunlarının tamamen önüne geçilmesi planlanıyor.
Restoratörler İçin Dijital Yol Haritası
Geliştirilecek olan yerli yazılım çözümü, gelecekteki fiziksel restorasyon çalışmaları için adeta bir rehber görevi üstlenecek. Uzmanlar, duvara dokunmadan önce akıllı algoritmanın ortaya çıkardığı dijital modeli inceleyerek isin altında hangi motiflerin, hangi geometrik formlarla yer aldığını net bir şekilde görebilecek. Bilimsel restorasyon etiğine tamamen sadık kalınarak hazırlanan bu yöntem, Kapadokya’nın binlerce yıllık kültürel kimliğini korurken, dünya genelindeki diğer hassas tarihi alanlar için de öncü bir model teşkil edecek.






