Bozkırın Sesi Hacıbektaş’ta Yankılandı
Anadolu’nun bağrından kopup gelen, türküleriyle milyonların derdine tercüman olan büyük usta Âşık Mahsuni Şerif, aramızdan ayrılışının 24. yılında Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesinde düzenlenen anlamlı törenlerle anıldı. Hacıbektaş Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinlikler, sadece bir anma programı değil, aynı zamanda koca bir çınarın gölgesinde buluşan binlerce yüreğin vefa buluşmasına dönüştü. Halkın ozanına duyduğu özlem, sabahın erken saatlerinden itibaren Çilehane bölgesinde hissedilmeye başlandı.
Çilehane’de Karanfillerle Karşılanan Sabah
Anma etkinliklerinin ilk durağı, Mahsuni Şerif’in ebedi istirahatgahının bulunduğu Çilehane mevkii oldu. Ozanın mezarı başına gelen sevenleri, kabri adeta bir çiçek bahçesine çevirdi. Duaların okunduğu ve duygusal anların yaşandığı törene Hacıbektaş Belediye Başkanı Ali Kaim, Mahsuni Baba’nın bayrağını devralan oğlu Ali Mahsuni, torunu Yiğit Mahsuni, yerel protokol üyeleri ve Türkiye’nin dört bir yanından gelen vatandaşlar katıldı. Kabri başında bırakılan her bir karanfil, onun “İşte Gidiyorum Çeşm-i Siyahım” diyerek bıraktığı o derin mirasa duyulan saygının bir ifadesiydi.
Türküler Mirası Geleceğe Taşıyor
Çilehane’deki törenin ardından programın ikinci adresi Hacıbektaş Kültür Merkezi oldu. Hacıbektaş Kaymakamı Özlem Doğan’ın da katılım sağladığı salon programında, Mahsuni Şerif’in toplumsal hafızadaki yeri bir kez daha vurgulandı. Belediye Başkanı Ali Kaim, yaptığı konuşmada Mahsuni Şerif’in sadece bir sanatçı değil, halkın her dönemdeki sesi olduğunu belirtti. Ozanın eserlerinin Anadolu kültürünün temel taşlarından biri olduğunu ve bu mirası kuşaktan kuşağa aktarmanın bir görev olduğunu ifade etti. Salondaki kalabalık, başkanın sözlerini alkışlarla desteklerken, Mahsuni’nin toplumsal barış ve adalet temalı türkülerinin hala ne kadar güncel olduğu bir kez daha kanıtlandı.
Sahne Babalara ve Oğullara Kaldı
Gecenin en etkileyici anları ise sahne performanslarıyla yaşandı. Ali Mahsuni ve Yiğit Mahsuni, babalarının ve dedelerinin unutulmaz eserlerini seslendirmek için yan yana gelince salonda duygu seli oluştu. Mahsuni Şerif’in o kendine has tavrıyla yazdığı, haksızlığa başkaldıran ve sevgiyi yücelten türküleri hep bir ağızdan söylendi. Sanatçıların performansı, Mahsuni Şerif’in fiziksel yokluğuna rağmen fikirlerinin ve müziğinin ne kadar canlı olduğunu gösterdi. Etkinlik, katılımcılara dağıtılan lokmalarla son bulurken, Hacıbektaş sokakları gece boyunca usta ozanın ezgileriyle yankılanmaya devam etti.
Kaynak: fibhaber.com






