MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9795 ▲ %0,02
EURO 53,5436 ▲ %0,30
ALTIN 6.626,49 ▲ %1,10

Zirveye Adanan Bir Ömür: Konya Dağcılığında Vefa Rüzgarı

Konya, sadece uçsuz bucaksız ovaların şehri değil; aynı zamanda göğe uzanan kadim zirvelerin ve bu zirvelere hayatını adayan mümtaz şahsiyetlerin merkezidir. Türkiye’nin dağcılık hafızasında derin izler bırakan Konya Dağcılık İl Temsilciliği tarafından düzenlenen Üçüncü İstişare Toplantısı, hem bu sporun kurumsal geleceğine ışık tuttu hem de yarım asra yaklaşan bir emeği taçlandırdı. Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Konya Şubesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen buluşma, sporun ötesinde bir vefa ve kültür şölenine dönüştü.

Konya’nın Gizli Hazineleri: Ovaların Ötesindeki Zirveler

Toplantının açılışında konuşan İbrahim Meydan, dağların insanlık tarihi ve inanç dünyasındaki sarsılmaz yerini hatırlatarak önemli bir perspektif sundu. Peygamberlerin en özel anlarını yaşadığı ve manevi inzivaya çekildiği mekanlar olarak dağların, sadece fiziksel birer yükselti değil, birer tefekkür merkezi olduğunu vurgulayan Meydan, Konya’nın dağcılık tarihindeki stratejik önemine dikkat çekti. 1993 yılında Dağcılık Federasyonu’nun özerklik kazanmasıyla Konya’dan merhum Dr. Tayfun Tercan’ın ilk seçilmiş başkan olması, şehrin bu spordaki öncü rolünün en somut göstergesi olarak kayıtlara geçti.

Meydan’ın üzerinde durduğu bir diğer kritik nokta ise Konya’nın coğrafi algısı oldu. Şehrin sadece bir ‘ova’ olarak tanımlanmasının büyük bir eksiklik olduğunu belirten usta isim, ovayı çevreleyen ve henüz keşfedilmemiş pek çok rotanın bulunduğunu ifade etti. Bu bağlamda, Konya’nın dağ envanterinin çıkarılması ve tanıtım stratejilerinin geliştirilmesi, önümüzdeki dönemin en öncelikli vizyonu olarak belirlendi. TYB Konya Şube Başkanı Ahmet Köseoğlu da bu ruhu destekleyerek, Cebel-i Nur’dan bugüne dağların insan ruhuna şifa veren, stres ve karmaşadan uzaklaştıran ‘huzur durakları’ olduğunu ifade etti.

Rekortmen Bir İsim: Recai Kıcıkoğlu’na Şükran Beratı

Dağcılık sporunun kurumsallaşması ve genç nesillere aktarılması noktasında büyük emek sarf eden İl Temsilcisi Fikret Küçükmumcu, göreve geldiği günden bu yana kat edilen mesafeyi verilerle paylaştı. Özellikle sporcuların en büyük engeli olan bürokratik izin süreçlerinin aşılması ve dağcıların ‘görevli-izinli’ sayılmalarının sağlanması, Konya dağcılığı için bir devrim niteliği taşıyor. 150’den fazla sporcunun eğitim alması ve ilk yardım kurslarıyla donatılması, dağcılığın sadece bir tutku değil, aynı zamanda profesyonel bir disiplin olarak yükseldiğini kanıtlıyor.

Gecenin en duygusal ve anlamlı anı ise 1993-2017 yılları arasında aralıksız olarak bayrağı taşıyan, Türkiye’nin en kıdemli dağcılarından Recai Kıcıkoğlu’nun sahneye davet edilmesiydi. SUN TV ekranlarında imza attığı 898 programla, dağcılığı evlerin içine taşıyan ve bu alanda kırılması imkansız bir rekora imza atan Kıcıkoğlu, Dağcılık Federasyonu’nun Şükran Plaketi ile onurlandırıldı. Bu ödül, sadece geçmişe bir teşekkür değil, aynı zamanda geleceğin dağcılarına ‘istikrar’ ve ‘sadakat’ mesajı olarak hafızalara kazındı. Toplantı, aktif faaliyet gösteren dokuz kulübün temsilcilerine verilen beratlarla sona ererken, Konya’nın zirvelerine dair yeni hayallerin ve projelerin temeli de atılmış oldu.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir