MENÜ
18 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 46,4510 ▲ %0,18
EURO 53,3305 ▼ %0,32
ALTIN 6.374,53 ▲ %0,47

Ramazan’ın Derinliğinde Çanakkale Ruhu: Milli İrade ve Zafer Destanı

Ramazan Ayının Coşkusu ve Manevi İklim

İslam alemi, rahmet ve bereket ayı Ramazan’ın manevi coşkusunu derinden yaşıyor. Her köşede oruç ibadetinin getirdiği huzur ve kardeşlik rüzgarları eserken, müminler bu kutlu zaman dilimini en verimli şekilde değerlendirmenin heyecanı içinde. İftar sofraları bereketiyle dolup taşıyor, sahurlar ise yeni bir güne, yeni bir manevi dirilişe kapı aralıyor. Bu ay, sadece yeme içmeden uzak durmak değil, aynı zamanda nefsi terbiye etmek, sabrı kuşanmak ve toplumsal dayanışmayı güçlendirmek adına eşsiz bir fırsat sunuyor.

Disiplin ve hazırlığın simgesi olan sahur vakitleri, oruç ibadetinin en önemli başlangıç anlarından biri. Örneğin, Konya’da yirmi sekizinci günün sahuru 18 Mart’ta, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte 05:30’da yapıldı. Bu vakit, gün doğumundan önce niyetlerin edilerek, gün boyu sürecek olan manevi yolculuğa adım atıldığı kutsal bir anı ifade ediyor. Tıpkı büyük bir karşılaşmaya hazırlanan bir sporcu gibi, müminler de sahurla birlikte ruhlarını ve bedenlerini günün mücadelelerine hazırlıyor.

Çanakkale: İmkansız Görünen Bir Zaferin Destanı

Ancak 18 Mart tarihi, Ramazan’ın manevi atmosferinin ötesinde, bu topraklarda atılan eşsiz bir milli irade ve direniş destanını da zihinlerimize taşıyor: Çanakkale Zaferi. Yüzyıl önce, bu vatanın yiğit evlatları, iman dolu yürekleriyle tarihin en çetin sınavlarından birini verdi. Dört bir yandan gelen işgal orduları karşısında, sayıca ve teknolojik olarak dezavantajlı olmasına rağmen, milletimiz azmi ve fedakarlığıyla imkânsızı başardı. Bu zafer, sadece bir askeri başarı değil, aynı zamanda bir milletin ruh köklerinin, inancının ve bağımsızlık arzusunun en çarpıcı göstergesidir. Ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz’in buyurduğu gibi, ‘Sonra Allah, Resûlü’nün ve müminlerin üzerine iç huzuru ve güven duygusu veren rahmetini indirdi, ayrıca göremediğiniz ordular gönderdi ve o inkârcıları ağır bir yenilgiye uğrattı. Kâfirlerin cezası işte budur!’ (Tevbe, 9/26) ifadesi, bu direnişin ardındaki ilahi yardımı ve ruhu en güzel şekilde yansıtır.

Çanakkale, sıradan bir savaş değil, bir diriliş destanıdır. Şanlı ecdadımız, i’lâ-yı kelimetullah uğruna canlarını hiçe sayarak, İslam’ın izzetini ve Müslümanların haysiyetini müdafaa etmiştir. Kendi yarasına toprak basıp, kırbasındaki suyu düşmanıyla paylaşan Mehmetçik, tüm dünyaya savaş ahlakını ve insanlık dersini öğretmiştir. Bu ruh, Hadis-i şerifte Sevgili Peygamberimiz’in (s.a.s) ‘Cennete giren hiçbir kimse, yeryüzündeki her şey kendisinin olsa bile dünyaya geri dönmeyi arzu etmez. Sadece şehit, gördüğü itibar ve ikram sebebiyle tekrar dünyaya dönmeyi ve onlarca kez yeniden şehit olmayı ister’ (Buhârî, Cihâd, 21) buyruğuyla daha da anlam kazanır. Mehmet Akif Ersoy’un destansı dizeleri, ‘Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker! Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer. Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhîd’i… Bedr’in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi…’ milletimizin bu kutsal mücadeleye nasıl baktığını ölümsüzleştirmiştir.

Milli Birliğin ve Değerlerin Günümüzdeki Yansıması

Çanakkale Zaferi’nin ardındaki bu muazzam ruhu, bugün de diri tutmak, milli ve manevi değerlerimize sımsıkı sarılmak, birliğimizi, beraberliğimizi ve kardeşliğimizi korumak hepimizin görevidir. Ecdadımızın emanetine sahip çıkarak, bu diriliş ruhunu gelecek nesillere aktarmak, tıpkı büyük bir şampiyonluk geleneğini sürdürmek gibi, önemli bir sorumluluktur. Zira bu topraklar, uğruna nice canların verildiği, büyük bedeller ödenen kutsal bir mirastır.

Hayatın hızla akıp gittiği, dünyevi heveslerin insanı kuşattığı bu çağda, Tekasür Sûresi’nin şu ayetleri bizlere önemli bir hatırlatma sunar: ‘Çokluk kuruntusu sizi o derece oyaladı ki, nihayet kabirleri ziyaret ettiniz. Hayır! Yakında bileceksiniz! Elbette yakında bileceksiniz! Gerçek öyle değil! Kesin bilgi ile bilmiş olsaydınız, mutlaka cehennem ateşini görürdünüz. Sonra ahirette onu çıplak gözle göreceksiniz. Nihayet o gün nimetlerden elbette ve elbette hesaba çekileceksiniz.’ Bu ayetler, Çanakkale ruhunun temelinde yatan ahiret inancını ve dünya malına aldanmama bilincini pekiştirir. Ramazan’ın bereketiyle yoğrulan bu günlerde, Çanakkale’nin eşsiz mücadelesini anlamak, milli kimliğimizin ve manevi değerlerimizin ne denli güçlü temellere dayandığını bir kez daha gözler önüne seriyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir