MENÜ
21 Haziran 2026 Pazar
DOLAR 46,4792 ▼ %0,02
EURO 53,3552 ▲ %0,15
ALTIN 6.205,50 ▼ %1,30

Okullar Savaş Alanı: 12 Yıllık Sistem Çöktü Mü?

Sadece Camlar Değil Gelecek Tuzla Buz

Vuran bizden, vurulan bizden. Siverek ve Kahramanmaraş’ta okulların birer çatışma alanına dönüşmesi, sadece bir güvenlik zafiyeti değil, toplumsal bir çürümenin tokat gibi yüze çarpmasıdır. Sınıfın içine kadar giren şiddet, sadece öğretmen ve öğrencileri değil, bu ülkenin yarınlarını hedef alıyor. Konya Sivil Toplum Kuruluşları Platformu’nun haykırışı aslında hepimizin gördüğü ama halının altına süpürdüğü o karanlık gerçeği işaret ediyor: Çocuklarımızı ellerimizle birer suç makinesine mi dönüştürüyoruz?

Zorunlu Eğitim mi Zorunlu Hapis mi?

Yıllardır övündüğümüz 12 yıllık zorunlu eğitim sistemi, bugün her genci aynı kalıba sokmaya çalışırken dışarıda kalanları suça iten bir mekanizmaya mı dönüştü? İlgi ve yeteneği ne olursa olsun herkesi aynı sınav maratonuna, aynı dört duvar arasına hapsetmek, şiddetin ana kaynağı haline gelmiş durumda. Platform Başkanı Adem Ceylan’ın da belirttiği gibi, eğer bu sistem bugün tartışılmayacaksa ne zaman tartışılacak? Esnek olmayan, alternatif sunmayan ve sadece ‘diploma’ odaklı bu yapı, sokaktaki şiddet kültürünü okul sıralarına taşıyor. Trafikte en küçük hatada sopa saklayan bir toplumun, okulda sükunet beklemesi en büyük ikiyüzlülüktür.

Dijital Zehir: Discord ve TikTok Kıskacı

Ekran süresinin altı saatin altına düşmediği bir ülkede, şiddet sadece sokakta değil cebimizdeki telefonlarda büyüyor. Discord kanallarındaki karanlık odalar, TikTok’taki çürümüşlük ve suçun estetize edildiği televizyon dizileri genç zihinleri iğdiş ediyor. RTÜK’ün sadece şikayet geldiğinde koltuğundan kalkması yetmez. Proaktif bir temizlik şart. Gençlerin 16 yaş altı sosyal medya kullanımına getirilecek kısıtlamalar, artık bir tercih değil bir zorunluluktur. Dijital mecralar, denetimsiz kaldığı sürece çocuklarımızı bizden çalmaya devam edecek.

Pansuman Değil Neşter Gerekiyor

Olayı sadece okul kapısına polis dikmeye, güvenliği artırmaya indirgemek meseleyi ötelemekten başka bir işe yaramaz. Aile kurumu sarsılıyor, ‘mahremiyet’ adı altında denetimsizlik kutsanıyor. Çocukların ebeveynleriyle bağının koptuğu, sosyal medyanın tek rehber olduğu bir iklimde daha çok Siverek, daha çok Kahramanmaraş haberi duymamız işten bile değil. Çözüm; sınav odaklı değil insan odaklı eğitimde, aile yapısının güçlendirilmesinde ve sivil toplumun bu sürece aktif katılımındadır. Yarın çok geç olduğunda, ağlayacak vaktimiz bile kalmayabilir.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir