Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Konya İl Başkanı Remzi Karaarslan, İslam aleminin büyük bir özlemle beklediği Ramazan-ı Şerif’in gelişi münasebetiyle edebi ve sosyolojik derinliği olan kapsamlı bir basın açıklaması yayımladı. On bir ayın sultanının sadece bir ibadet dönemi değil, aynı zamanda toplumsal bir arınma, manevi bir uyanış ve milli bir kenetlenme fırsatı olduğunu vurgulayan Karaarslan, bu mukaddes dönemin bereket ve rahmet iklimini Konya’dan başlayarak tüm gönüllere taşıma kararlılığını ifade etti.
Gönül Köprüleri ve Toplumsal Dayanışmanın Önemi
Başkan Karaarslan, Ramazan ayının bireysel bir ibadet sürecinden öte, toplumsal bir yardımlaşma seferberliğine dönüşmesi gerektiğinin altını çizdi. ‘Komşusu açken tok yatan bizden değildir’ düsturunun Türk-İslam medeniyetinin temel taşı olduğunu hatırlatan Karaarslan, bu ayın bir ‘iç muhasebe’ dönemi olduğunu belirtti. Zekât, fitre ve sadakaların sadece maddi bir yardım değil, aynı zamanda toplumsal barışın teminatı olan manevi birer köprü vazifesi gördüğünü dile getirdi. Paylaşmanın hazzına ve bölüşmenin kutsallığına vurgu yapan Başkan, modern dünyanın bireyselleşen yapısına karşı Ramazan’ın kolektif bir ruh inşa ettiğini savundu. Bu dönemde ihtiyaç sahiplerinin elinden tutmanın bir lütuf değil, insani ve imani bir sorumluluk olduğunu hatırlattı.
Türk-İslam Medeniyetinin Ahlak ve Asalet Mirası
Açıklamasında MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin ‘Bölüşürsek tok oluruz, bölünürsek yok oluruz’ sözüne atıfta bulunan Karaarslan, birliğin ve beraberliğin ulusal güvenlik ve huzur için vazgeçilmez bir kale olduğunu vurguladı. Terörün sona erdiği, küresel zulümlerin son bulduğu ve adil bir dünya düzeninin tesis edildiği bir gelecek vizyonunu paylaşan İl Başkanı, Ramazan’ın bu büyük hedeflere ulaşmak için bir manevi sıçrama tahtası olması gerektiğini belirtti. Konya gibi kadim bir şehirde, Selçuklu payitahtının vakarıyla Ramazan’ın ruhuna uygun bir kardeşlik ikliminin yaşanacağını ifade eden Karaarslan, mesajını Türk-İslam âleminin huzur ve selametine yönelik dualarla mühürledi. Karaarslan’ın bu çağrısı, toplumsal dokunun güçlendirilmesi ve kadim değerlerin yeniden ihyası adına bir manifestosu niteliği taşıyor.






