MENÜ
18 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 46,4511 ▲ %0,18
EURO 53,3124 ▼ %0,34
ALTIN 6.341,88 ▼ %0,04

Mersin’den Konya’ya Umut Yolculuğu: 90’lık Tösten Teyze Hayata Döndü

Nefes Darlığıyla Başlayan Zorlu Süreç

Mersin’in Silifke ilçesine bağlı Karakaya Beybükü Mahallesi’nde yaşayan Tösten Hanım, son zamanlarda artan nefes darlığı ve halsizlik şikayetleriyle boğuşuyordu. Yaşam kalitesini derinden etkileyen bu rahatsızlıklar, onun günlük işlerini yapmasını bile zorlaştırır hale gelmişti. Tösten Hanım’ın sağlık arayışı, onu Mersin’den yüzlerce kilometre uzaktaki bir umut kapısına, Konya’da bulunan Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne yönlendirdi. Bu uzun ve meşakkatli yolculuk, aslında sağlığına kavuşma azminin de bir göstergesiydi.

Kalbin Kritik Yol Ayrımı: Aort Kapağı Kireçlenmesi

Hastaneye başvurusunun ardından, Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Niyazi Görmüş ve deneyimli ekibi tarafından detaylı tetkikler yapıldı. Yapılan incelemeler, Tösten Hanım’ın kalbindeki aort kapağının ileri derecede kireçlenerek neredeyse tamamen işlevini yitirdiğini ortaya koydu. Aort kapağı, kalpten vücuda kan pompalayan ana atardamarın çıkışında yer alan ve kanın tek yönde akışını sağlayan hayati bir yapıdır. Kireçlenme nedeniyle daralan veya kapanamayan bir aort kapağı, kalbin çok daha fazla çalışmasına neden olarak ciddi kalp yetmezliği, nefes darlığı ve hatta ani ölüme yol açabilir. Özellikle ileri yaş hastalarda bu durum, ameliyat riskini de beraberinde getirir ve tedavi seçeneklerini zorlaştırır.

90 Yaşında Başarılan Hassas Operasyon

Tösten Hanım’ın yaşı göz önüne alındığında, kalp kapakçığı ameliyatı yüksek riskli bir müdahale olarak değerlendiriliyordu. Ancak ekibin titiz hazırlıkları ve hastanın genel sağlık durumunun detaylı değerlendirilmesi sonucunda ameliyat kararı alındı. Prof. Dr. Niyazi Görmüş ve ekibi, yaklaşık 2,5 saat süren başarılı bir operasyonla Tösten Hanım’ın aort kapağını değiştirdi. Bu tür ameliyatlar, genellikle göğüs kemiğinin açılarak yapıldığı büyük müdahalelerken, Prof. Dr. Görmüş’ün belirttiği gibi bu operasyon, göğsün hemen yan tarafından, kaburga arasından sadece 3,5-4 santimetrelik küçük bir kesiyle gerçekleştirildi. Bu minimal invaziv yöntem, hastanın iyileşme sürecini önemli ölçüde hızlandıran bir avantaj sağladı.

Prof. Görmüş’ten Teyzeye Övgü ve Aile Desteği

Prof. Dr. Niyazi Görmüş, ameliyat öncesinde yaşadıkları tereddütleri ve Tösten Hanım’ın azmini şu sözlerle dile getirdi: “Teyzemizin yaşıyla kıyasladığımızda çok güzel bir biyolojik materyal var. Ama aort kapağı kireçlenmiş, artık ömrünü tamamlamış. Kapağı değiştirmemiz gerekiyordu. Bu teyzeyi ameliyat edebilir miyiz diye şüphe etmiştim. Kendine iyi baktığını, çok hareketli olduğunu, biyolojik yaşının çok daha güzel olduğunu incelediğimiz tetkiklerde gördük. Onun için ameliyat yapmaya karar verdik.” Prof. Görmüş, operasyonun ardından hastanın kısa bir yoğun bakım sürecinden sonra servise çıkarıldığını ve hızla toparlandığını da ekledi. Tösten Hanım’ın çocuklarının da bu süreçte teyzelerini motive etmeleri ve yanlarında olmaları, iyileşme sürecine büyük katkı sağladı. Aile desteğinin, özellikle ileri yaştaki hastaların zorlu tedavi süreçlerinde ne denli kritik bir rol oynadığını bir kez daha kanıtladı.

“Şükür Nefesim Düzeldi, Yuvamı Özledim”

Başarılı operasyonun ardından hızla iyileşen Tösten Hanım’ın yüzü gülüyor. “Ameliyat oldum mu, olmadım mı anlamadım. Şükür nefesim düzeldi. Yürüyorum, yiyorum, kalkıyorum, oturuyorum” sözleriyle yaşadığı mutluluğu ve rahatlamayı dile getirdi. Şimdi en büyük isteği, Silifke’deki yuvasına, küçücük bahçesine geri dönmek. Bahçesindeki mor ve beyaz sümbülleri özlediğini belirten Tösten Hanım’ın bu içten dileği, sağlıklı bir yaşamın ve sevdiklerinin değerini bir kez daha hatırlatıyor. Bu hikaye, ileri yaşta dahi olsa modern tıbbın imkanları ve güçlü bir yaşam iradesiyle nelerin başarılabileceğinin ilham verici bir kanıtı.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir