Konya’da tıp dünyasında büyük yankı uyandıran ve hastane koridorlarında umut dolu bir atmosfere neden olan bir başarıya imza atıldı. Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi, 83 yaşındaki Melek Yıldız’ın sağlığına kavuşmasıyla sadece bir hastayı iyileştirmekle kalmadı, aynı zamanda İç Anadolu’nun sağlık üssü olma vizyonunu bir kez daha tescilledi. Kalp kapağındaki yetmezlik nedeniyle nefes almakta dahi zorlanan, bacakları ve karnı ileri derecede ödemden şişen yaşlı kadın, Türkiye’de nadir uygulanan bir yöntemle hayata tutundu. Ankara kulislerinde de sıkça konuşulan sağlıkta yerlileşme ve ileri teknoloji hamlelerinin yerel bir yansıması olan bu operasyon, yaşlı nüfusun tedavi süreçleri açısından yeni bir milat niteliği taşıyor.
Sağlık alanındaki bu dikkat çekici gelişmeler, demografik yapısı incelendiğinde yaşlı nüfus oranının Türkiye ortalamasına paralel olarak arttığı Konya şehri için stratejik bir öneme sahip. Bölgedeki sağlık altyapısının güçlenmesi, yüksek riskli kategorideki hastaların büyük şehirlere sevk edilmeden yerinde tedavi edilmesini sağlıyor. Kalbin sağ tarafında bulunan triküspit kapağındaki fonksiyon kaybı, Yıldız’ın vücudunda hayati organları tehdit eden şişliklere ve ciddi karaciğer fonksiyon bozukluklarına yol açmıştı. Klasik açık kalp cerrahisinin getirdiği yüksek hayati riskler nedeniyle, cerrahi dışı alternatifler üzerinde duruldu.
Türkiye’de Nadir Uygulanan tricValve Tekniği ve Süreç
Doç. Dr. Yakup Alsancak tarafından başarıyla gerçekleştirilen işlem, tıp literatüründe tricValve olarak bilinen oldukça özellikli bir prosedürü kapsıyor. Bu yöntemde, hastanın kasık toplardamarından girilerek kalbe giden ana damarlara kapaklı stentler yerleştiriliyor. Bu sayede kalbin iş yükü hafifletilirken, karaciğer üzerindeki yüksek basınç da hızla düşürülüyor. Ülkemizde sınırlı sayıda merkezde gerçekleştirilebilen bu operasyon, yaklaşık 30 dakika gibi kısa bir sürede tamamlanıyor. Genel anestezi gerektirmeyen, hastayı hafif uyutarak yapılan bu kapalı anjiyografik yöntem, özellikle 80 yaş ve üzeri hastalar için tıbbi bir devrim olarak kabul ediliyor.
Sağlıkta Multidisipliner Yaklaşım ve Tıbbi Süreç Yönetimi
Türkiye’deki üniversite hastanelerinde bu tür ileri teknolojik uygulamalar öncesinde, etik ve tıbbi açıdan çok katmanlı bir değerlendirme süreci işletilmektedir. Hastanın genel klinik tablosunun ağır cerrahi müdahaleyi kaldırıp kaldıramayacağına dair multidisipliner konsey kararları alınır. Bu vakada da görüldüğü üzere, hastanın yaşam kalitesini artıracak en güvenli yol olan girişimsel yöntem tercih edilmiştir. Türkiye’deki sağlık protokollerine göre, hastanın bilgilendirilmiş onamı alınarak detaylı risk analizi yapılmış ve en modern tedavi protokolü uygulanmıştır. Bu titiz süreçler, hastanın operasyon esnasında yaşayabileceği komplikasyon riskini bertaraf ederken, hastanede kalış süresini de minimize ediyor.
Operasyon sonrası hızla toparlanan ve taburcu aşamasına gelen Melek Yıldız, “Sabaha kadar yatamıyordum, karnımda devamlı şişkinlik oluyordu. Yerden bir şey bile alamıyordum. Şimdi çok şükür iyiyim” diyerek yaşadığı değişimi özetledi. Genellikle bu tür işlemlerden 3-4 gün sonra taburcu edilen hastaların takibi, rutin kardiyolojik kontrollerle devam etmektedir. Konya’daki bu başarı hikayesi, tıp teknolojisinin insan odaklı kullanımıyla imkansız görülen vakaların nasıl çözülebileceğini tüm Türkiye’ye bir kez daha kanıtlamış oldu.






