Bitpazarından Çıkan Muazzam Tarih
Konya’da kültür ve tarih meraklılarını bir araya getiren sıra dışı bir sergi kapılarını açtı. Fatih Ketancı isimli koleksiyonerin, uzun yıllar boyunca büyük bir titizlikle biriktirdiği 10 bin parçalık devasa hac koleksiyonu, ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Ankara’daki İskitler bitpazarında tesadüfen bulduğu tek bir taş baskı Kabe resminden etkilenerek yola çıkan Ketancı, yarım asırlık bir tarihi gün yüzüne çıkardı. Türkiye’den 1947 ile 1995 yılları arasında kutsal topraklara yapılan hac yolculuklarının tüm serüvenini gözler önüne seren bu sergi, geçmişin izlerini taşıyor.
Koleksiyonun temelini atan Fatih Ketancı, sahafları ve eski eşya pazarlarını bir dedektif gibi gezerek kaybolmaya yüz tutmuş belgeleri topladı. Pazarlarda çöpe gitmek üzere olan ya da hurdacıların elinde yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalan yüzlerce anıyı son anda kurtardı. Kabe’nin Osmanlı dönemine ait revaklarının göründüğü çok nadir iki fotoğraf albümünü, başka bir alıcının elinden son saniyede nasıl satın aldığını anlatan Ketancı, bu sürecin büyük bir sabır ve araştırma tutkusu gerektirdiğini vurguluyor.
Sergilenen koleksiyonda sadece fotoğraflar yer almıyor. Dönemin zorlu yolculuk şartlarını gösteren otobüs biletleri, eski pasaportlar, hacıların birbirine yazdığı mektuplar, kutsal topraklardan getirilen eski zemzem takımları ve hac hediyelikleri ziyaretçileri derin bir nostalji yolculuğuna çıkarıyor. Belgelerin her biri, o yıllarda karayoluyla yapılan ve haftalar süren zahmetli yolculukların sosyolojik boyutunu da gözler önüne seriyor.
Hacı Murat Efsanesinin Arkasındaki Gerçek
Koleksiyonun en çok dikkat çeken ve ziyaretçileri şaşırtan parçası ise Türkiye’de “Hacı Murat” olarak bilinen efsanevi otomobillerin bu ismi nasıl aldığına dair ilk somut belge oldu. Yıllardır kulaktan kulağa yayılan ancak hiçbir görsel kanıtı bulunmayan bu hikaye, Ketancı’nın satın aldığı eski bir slayt film kutusundan çıkan fotoğrafla kesinleşti. 1974 yılında şahsi araçlarla hacca gitme izni verilmesinin ardından, dönemin yerli otomobili Murat 124, yakıt tasarrufu ve sağlamlığı nedeniyle tercih edilerek kutsal topraklara götürüldü.
Mescid-i Nebevi önünde park edilmiş haldeki Murat 124’ün fotoğrafı, efsaneyi doğrulayan ilk resmi belge niteliği taşıyor. Kutsal topraklardan dönen araç sahiplerinin, arabalarının “hacı” olduğunu söyleyerek satışa sunmasıyla başlayan bu isimlendirme süreci, Türk otomotiv tarihinin en sempatik hikayelerinden birini oluşturuyor.
Ziyaretçileri Bekleyen Nostalji Yolculuğu
Koleksiyonun sahibi Ketancı, bireysel olarak biriktirilen anıların toplumsal hafızaya dönüştürülmesinin önemine dikkat çekiyor. Sadece eşya depolamanın ötesinde, bu nesnelerden anlamlı bir hikaye kurgulamanın insanları derinden etkilediğini belirtiyor. Konya’da açılan “Cumhuriyet Dönemi Hac Yolculukları ve Hatıraları Sergisi”, iki ay boyunca tarih ve kültür meraklılarının ziyaretine açık kalacak. Geçmiş kuşakların kutsal topraklarda bıraktığı ayak izlerini merak edenler için kaçırılmayacak bir fırsat sunuluyor.
Kaynak: Yenihaberden





