Kökleri Cumhuriyet’e Dayanan Bir Kültür Mirası
Konya’nın Selçuklu ilçesinde, temelleri 1924 yılına uzanan tarihi Gödene İlkokulu ve Gödene Orhangazi İmam Hatip Ortaokulu, sadece eğitim veren binalar olmanın ötesinde birer kültür kalesi olma misyonunu sürdürüyor. Dijital gürültünün genç zihinleri kuşattığı bir çağda, kelimelerin gücüne sığınan bu eğitim kurumları, öğrencilerini şiirin büyülü dünyasıyla buluşturarak ezber bozan bir etkinliğe imza attı. Selçukya Kültür Sanat Derneği’nin katkılarıyla düzenlenen şiir dinletisi, sadece bir okul etkinliği değil, aynı zamanda geleceğin yetişkinlerine ruhlarını nasıl beslemeleri gerektiğini gösteren bir yol haritası niteliğindeydi.
Sadece Meslek Sahibi Değil İnsan Olmak
Programın açılış konuşmasını yapan Okul Müdürü Ferdi Ece, edebiyatın insan ruhu üzerindeki onarıcı gücüne dikkat çekti. Ancak asıl çarpıcı mesaj, Selçukya Kültür Sanat Derneği Başkanı Avukat ve Yazar Fatma Şeref Polat’tan geldi. Polat, öğrencilere kariyer planlaması yaparken sadece teknik bilgiye saplanıp kalmamaları gerektiğini hatırlattı. Modern dünyanın dayattığı ‘sadece iş odaklı insan’ modeline karşı çıkarak, bir mühendisin, bir avukatın veya bir memurun hayatında edebiyat ve sanat yoksa, başarısının eksik kalacağını vurguladı. Bu perspektif, öğrencilerin sadece sınav kağıtlarından ibaret olmadığını hatırlatan provokatif ama bir o kadar da elzem bir yaklaşımdı.
Kelamın Ustaları Gençlerle Buluştu
Sevcan Akın’ın sunumuyla gerçekleşen programda, fon müziğinin ritmiyle birleşen dizeler adeta Gödene semalarında yankılandı. Salih Sedat Ersöz’den Kazım Öztürk’e, Hasan Demir’den Cemal Çalışkan’a kadar pek çok usta isim, kendi dünyalarından süzülen mısraları gençlerle paylaştı. Sadece şairler değil, öğretmenler ve öğrenciler de bu sahnenin birer parçasıydı. İbrahim Zarifoğlu’nun İstanbul güzellemeleriyle başlayan yolculuk, ‘Çoban Çeşmesi’nin berrak suyuyla devam etti. Gödene Mahalle Muhtarı Mustafa Özceran’ın da katılımıyla gerçekleşen bu buluşma, yerel yönetimin ve sivil toplumun kültürel kalkınmada nasıl el ele verebileceğinin somut bir kanıtı oldu.
Dijital Çağda Kağıt ve Kaleme Dönüş
Etkinliğin en dikkat çekici anları ise program sonrasında yaşandı. Sahne ışıkları kapandığında, öğrencilerin şairlere ve yazarlara gösterdiği yoğun ilgi, genç kuşağın sanata olan açlığını gözler önüne serdi. Ellerinde kağıtlar ve kitaplarla imza sırasına giren öğrenciler, aslında ekranların sahte parıltısından çok, gerçek bir duygunun ve samimi bir imzanın peşinde olduklarını kanıtladılar. Araştırmacı Yazar Ömer Tokgöz’ün vesile olduğu bu sanatsal devinim, bir mahalle okulunda nelerin değişebileceğini herkese gösterdi. Okul yönetimi tarafından derneğe verilen plaket, sadece bir teşekkürün değil, sanatın eğitimdeki vazgeçilmez yerinin tesciliydi.






