MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9789 ▲ %0,02
EURO 53,5324 ▲ %0,31
ALTIN 6.613,72 ▲ %0,91

Dijital Dolandırıcılıkta ‘Kiralık Hesap’ Tuzağına Ağır Hapis Cezası

Kayseri’de siber dolandırıcılık dünyasının karanlık labirentlerinde yeni bir perde aralandı. Kayseri 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, dijital çağın en tehlikeli tuzaklarından biri olan ‘banka hesabı kiralama’ yöntemi bir kez daha yargı masasına yatırıldı. Mağdur A.N.’yi telefon üzerinden aldatarak maddi zarara uğrattığı iddiasıyla yargılanan M.K.’nin savunması, hem toplumsal bir yarayı hem de hukuki sorumluluğun kaçınılmazlığını gözler önüne serdi. Konya’da başka bir suçtan tutuklu bulunan sanık, duruşmaya SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) üzerinden katılarak, içine düştüğü iddia edilen ‘arkadaş kurbanı’ sarmalını anlattı.

Siber Suçlarda ‘Kiralık Hesap’ Çıkmazı ve Hukuki Sorumluluk

Sanık M.K.’nin mahkeme huzurundaki ifadesi, modern dolandırıcılık yöntemlerinin ne kadar komplike hale geldiğini kanıtlar nitelikteydi. Arkadaşı H.Ü.’nün yönlendirmesiyle banka hesabını ‘kiralamaya’ karar verdiğini belirten sanık, bu süreçte telefonunun ve hesap bilgilerinin başkaları tarafından kullanıldığını iddia etti. ‘İfadeye çağrıldığımda 90 kadar mağdurun olduğunu öğrendim’ diyen M.K., suçsuz olduğunu savunsa da hukukun ‘müteselsil sorumluluk’ ilkesiyle yüzleşti. Uzmanlar, banka hesaplarının veya dijital şifrelerin her ne sebeple olursa olsun üçüncü şahıslara kullandırılmasının, sahibini doğrudan suçun ortağı haline getirdiğine dikkat çekiyor.

Toplumsal ölçekte bakıldığında, maddi zorluklar yaşayan bireylerin küçük meblağlar karşılığında hesaplarını devretmesi, organize suç örgütleri için devasa bir kara para aklama ve dolandırıcılık havuzu oluşturuyor. M.K.’nin ‘Suçsuzum ama suçsuzluğumu anlatamıyorum’ sözleri, dijital izlerin mahkemeler nezdinde en somut delil olarak kabul edildiği günümüzde, bireylerin dijital güvenlikleri konusundaki ihmalkârlığının ağır bedellerini simgeliyor.

Uzmanlar Uyarıyor: Şifre Paylaşımı Suç Ortaklığı Sayılıyor

Hukukçular ve siber güvenlik uzmanları, bu tür vakaların artış göstermesi üzerine önemli uyarılarda bulunuyor. Bir banka hesabının kontrolünün başkasına bırakılması, yargı nezdinde ‘dolandırıcılık eylemine bilerek ve isteyerek zemin hazırlamak’ olarak değerlendiriliyor. Mahkeme heyeti de M.K.’nin maddi durumunun yetersizliği nedeniyle zararı karşılayamadığı beyanını ve suçsuzluk iddialarını yerinde bulmadı. Yapılan titiz yargılama sonucunda, sanığın eyleminin sabit olduğuna hükmedilerek, A.N. isimli vatandaşı dolandırdığı gerekçesiyle M.K.’ye 4 yıl hapis ve 22 bin lira adli para cezası verildi.

Bu karar, sadece bir ceza mahkumiyeti değil, aynı zamanda toplumun her kesimi için ibretlik bir ders niteliği taşıyor. Dijital dünyada atılan her imza ve paylaşılan her şifre, bireyi ucu bucağı görünmeyen hukuki sorumlulukların altına sokabiliyor. Kayseri’deki bu dava, ‘arkadaş tavsiyesi’ veya ‘kolay kazanç’ vaatlerinin sonunun çoğunlukla demir parmaklıklar ardında bittiğini bir kez daha tescilledi.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir