MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9755 ▲ %0,01
EURO 53,6345 ▲ %0,51
ALTIN 6.657,32 ▲ %1,57

60 Bin İsmin Sessiz Çığlığı: Konya’da Büyük Yüzleşme

30 Saat Süren Bir Utanç Listesi

Dünya, Gazze’de yaşananları televizyon ekranlarından birer istatistik gibi izlerken, Konya’da düzenlenen 7. Sufi Film Festivali bu hissizleşmeye sert bir savaş açtı. ‘Tarihin En Uzun Sessizliği’ temasıyla kapılarını açan festival, izleyiciyi alışılmışın dışına çıkararak modern dünyanın vurdumduymazlığını yüzüne çarpıyor. Filistin Sağlık Bakanlığı verileriyle hazırlanan ve tam 30 saat süren deneysel film, İsrail saldırılarında katledilen yaklaşık 60 bin insanın adını ve yaşını tek tek ekrana taşıyor. Bu, sadece bir film değil; 30 saat boyunca süren bir hafıza nöbeti ve insanlığın iflasının belgesi niteliğinde.

Hafta sonu boyunca Konya Büyükşehir Belediyesi Depo No 4’te gerçekleştirilen gösterimler, katılım sağlayanları rakamların ötesine geçmeye zorladı. 60 bin isim, 60 bin yarım kalmış hikaye ve 60 bin hayal, Arapça ve İngilizce olarak izleyicinin zihnine kazındı. İzleyiciler, ekran başında geçen her dakikada sadece bir ismi değil, o ismin ardındaki sönüp giden hayatları hissetmek zorunda bırakıldı. Sanatın süslü anlatımlardan sıyrılıp en çıplak ve en acı haliyle gerçeği haykırdığı bu anma filmi, sessizliğin aslında ne kadar gürültülü olabileceğini kanıtladı.

Hind Rajab: Altı Yaşındaki Korkunun Yankısı

Festivalin en çarpıcı anlarından biri de yönetmenliğini Kaouther Ben Hania’nın üstlendiği ‘Hind Rajab’ın Sesi’ filminin özel gösterimiydi. 2024 yılında Gazze’de bir aracın içinde mahsur kalan, çevresi şehit edilen yakınlarının cesetleriyle sarılıyken Kızılay gönüllüleriyle yaptığı telefon görüşmeleriyle hafızalara kazınan 6 yaşındaki Hind Rajab, bu kez sinema perdesinden vicdanlara seslendi. Uluslararası ödüllü bu yapım, bir çocuğun son anlarındaki o saf korkuyu ve dünyanın bu korku karşısındaki acziyetini merkeze alıyor. Tek gösterim olarak sunulan film, izleyicilerde derin bir iz bırakırken, Gazze’deki çocukların yaşadığı travmanın büyüklüğünü bir kez daha gözler önüne serdi.

Depo No 4’te Hafıza ve Hatırlama

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile TRT’nin desteğiyle hayata geçirilen bu festival, Konya Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde sanatı bir direniş biçimine dönüştürdü. Depo No 4’e gelen her ziyaretçi, Filistin’de hayatını kaybedenlerin anısına birer karanfille karşılandı. Ancak bu karanfiller birer dekor değil, her bir canın hatırasına duyulan saygının nişanesiydi. Sanatın gösterişli pırıltısından uzak, hatırlamanın ve hatırlatmanın ağır sorumluluğuna odaklanan 7. Sufi Film Festivali, estetik kaygıları bir kenara bırakıp vicdani bir sorumluluğu üstlendi.

Bu organizasyon, bir anma töreninden ziyade, modern insanın ‘alışma’ hastalığına vurulmuş bir neşterdir. İnsanlık dramının her geçen gün normalleştiği bir çağda, 60 bin ismi 30 saat boyunca bir ekrana sığdırmaya çalışmak, aslında bu acının hiçbir ekrana sığmayacağını göstermenin en radikal yoludur. Konya’da yankılanan bu sessiz çığlık, adaletin ve vicdanın sadece kelimelerde kalmaması gerektiğini, aksine sanatın en derin katmanlarında bile bu sancının taşınması gerektiğini tüm dünyaya hatırlatıyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir