MENÜ
06 Haziran 2026 Cumartesi
DOLAR 46,1116 ▲ %0,02
EURO 53,1487 ▼ %0,94
ALTIN 6.409,16 ▼ %3,23

111 Yıl Sonra Aynı Nöbet: Meramlı İzciler Çanakkale’de

Ecdadın İzinde 111 Yıllık Büyük Buluşma

Çanakkale’nin rüzgarı bugün her zamankinden daha farklı esiyor. Toprağın altında yatan binlerce isimsiz kahramanın sesi, bugün torunlarının adımlarında yankı buluyor. Meram Belediyespor İzci Kulübü, tam 111 yıl sonra aynı topraklarda, aynı gökyüzünün altında ecdadın emanetini devraldı. ‘Dedeciğim ben geldim’ nidalarıyla yola çıkan genç yürekler, tarihin en kanlı ama en şanlı direnişlerinden birinin yaşandığı Çanakkale’de vatan nöbetine durdu. Türkiye’nin dört bir yanından ve yurt dışından gelen yaklaşık 3 bin izci ile omuz omuza veren Meramlı gençler, sadece bir kamp yapmadı; adeta zamanın içinde bir yolculuğa çıkarak milli bilincin ne demek olduğunu tüm dünyaya haykırdı.

Kocadere’den Şehitliğe Uzanan Manevi Yolculuk

Eceabat’ın Kocadere Köyü yakınlarında kurulan çadırlar, sadece birer barınak değil, bir hafıza mekanıydı. Meram Belediyespor İzci Kulübü önderi Hakan Uğurluabacı liderliğindeki 22 kişilik ekip, dört gün boyunca bu atmosferin bir parçası oldu. 22-26 Nisan tarihleri arasında gerçekleşen bu kamp, modern dünyanın karmaşasından kopup, yalın ayak vatanı savunanların dünyasına atılan bir adımdı. İzciler, Bigalı Köyü’nün dar sokaklarında yürürken, Atatürk Evi Müzesi’nde o büyük stratejilerin kurulduğu masalara dokunurken tarihin sadece kitaplarda kalan bir metin olmadığını, damarlarındaki kanda aktığını hissettiler. Anlatılan her cephe hikayesi, özellikle de 57. Alay’ın Anzak çıkarmasına karşı gösterdiği o insanüstü direnç, gençlerin dimağlarında sönmeyecek bir ateş yaktı.

Gece Nöbeti: Dualar ve Bekleyişin Kutsal Anları

Kampın en sarsıcı ve duygusal zirvesi ise gece çöktüğünde yaşandı. Çanakkale’nin sessizliğini, gençlerin okuduğu Kur’an-ı Kerim ve mevlid sesleri bozdu. Kız izciler, şehitlerin ruhuna gönderilen dualarla manevi bir kalkan oluştururken, erkek izciler ise sabaha kadar gözlerini kırpmadan nöbet tuttu. 111 yıl önce bir daha dönmemek üzere gidenlerin nöbetini bugün torunları devralmıştı. Gecenin karanlığında yükselen dualar, geçmişle gelecek arasında kopmaz bir köprü kurdu. Birçok izci, ecdadın yaşadığı zorlukları ve sergilediği fedakarlığı düşünürken gözyaşlarını tutamadı. Bu yürüyüş ve bekleyiş, bir eğitim faaliyetinin çok ötesine geçerek bir karakter inşasına dönüştü.

Sadece Bir Kamp Değil Bir Milletin Yeniden Doğuşu

Meramlı izcilerin sergilediği bu duruş, ‘Çanakkale Ruhu’nun sadece bir slogandan ibaret olmadığını kanıtladı. Gençler, kamp boyunca hem fiziksel hem de ruhsal bir disiplinden geçerek, vatan sevgisinin her türlü zorluğun üzerinde olduğunu bizzat deneyimledi. ‘Ben de oradaydım’ diyebilmenin gururu, bu gençlerin hayatları boyunca taşıyacakları en değerli madalya olacak. 57. Alay Milli Bilinç Kampı, bir neslin köklerine dönüşünü temsil ederken, dünyaya da net bir mesaj verdi: Bu vatanın nöbeti hiçbir zaman bitmeyecek. Yüzyıllar geçse de o ruh, her nisan ayında Çanakkale sırtlarında yeniden filizlenecek ve nesilden nesile bir miras gibi aktarılmaya devam edecek.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir