Bir Mühendislik Hatası mı Yoksa İhmal mi?
Konya’nın Ereğli ilçesinde yaşayanlar için Hamdi Çağıran Alt Geçidi artık sıradan bir ulaşım noktası değil, adeta bir milli servet öğütücüsüne dönüştü. Gece yarısı sessizliğinde yol alan sürücüler, alt geçidin karanlığında gizlenen o devasa çukurla burun buruna geldiğinde, sadece araçlarının alt takımlarını değil, kamu yönetimine olan güvenlerini de orada bırakıyorlar. Defalarca yamalanan, her defasında ‘bu kez tamam’ denilen asfaltın, üzerinden daha birkaç ay geçmeden kağıt gibi yırtılması bir tesadüf olamaz.
Olay yerinden yansıyan manzaralar oldukça düşündürücü. Gece karanlığında fark edilmesi imkansız olan bu çukurlar, sadece maddi hasar üretmekle kalmıyor; aynı zamanda can güvenliğini de doğrudan tehdit ediyor. Bir alt geçit düşünün ki, asıl varlık amacı trafiği hızlandırmak ve güvenliği sağlamak olsun, ancak kendisi bizzat trafiğin en büyük engeli ve tehlike kaynağı haline gelsin. Sürücülerin yükselen feryadı sadece patlayan lastiklere veya bozulan amortisörlere değil; aynı iş için aynı paranın defalarca harcanmasına duyulan o derin ve haklı öfkeyle besleniyor.
Geçici Çözümlerle Günü Kurtarma Devri Bitmeli
Buradaki asıl sorun, dökülen asfaltın kalitesizliği kadar, denetim mekanizmasının içine düştüğü o büyük boşluktur. Bir yol her ay düzenli olarak bozuluyorsa, orada teknik bir yetersizlikten ziyade bir zihniyet sorunu var demektir. ‘Yaptık oldu’ mantığıyla dökülen her kürek asfalt, vatandaşın cebinden çıkan vergilerin plansızca havaya savrulmasından başka bir anlam taşımıyor. Ereğli halkı şimdi haklı olarak şu soruların yanıtını arıyor: Bu yolun yapım ihalesini kim üstlendi? Teknik şartnamenin gereklilikleri neden yerine getirilmedi? Ve en önemlisi, bu yolu bu haliyle teslim alan yetkililer o gün tam olarak neye imza attılar?
Modern şehircilik, sadece beton dökmekle ölçülebilecek bir şey değildir. Dökülen malzemenin iklim koşullarına, zemin yapısına ve üzerine binen trafik yüküne dayanıklı olması gerekir. Hamdi Çağıran Alt Geçidi’nde ise adeta bir kısırdöngü yaşanıyor: Asfalt çöküyor, ekipler geliyor, üzerine bir kat daha yama atılıyor ve ilk yoğun kullanımda yol tekrar eski haline, hatta daha kötü bir duruma dönüyor. Bu durum, sadece bir mühendislik fiyaskosu değil, aynı zamanda bir kaynak yönetimi ayıbıdır.
Sürücüler İçin Yeni Bir Hayatta Kalma Sınavı
Ereğli sokaklarında direksiyon sallayanlar için bu bölge artık bir ulaşım aksı değil, adeta bir mayın tarlası hükmünde. Yetkililer köklü ve kalıcı bir çözüm için irade gösterene kadar hızınızı düşürmeniz, takip mesafesini artırmanız ve özellikle gece sürüşlerinde gözünüzü yoldan ayırmamanız gerekiyor. Ancak asıl dikkat edilmesi gereken nokta, bu tür kronikleşmiş sorunların neden bir türlü bitirilemediği üzerindeki toplumsal kabullenişimizdir. Altyapı yatırımlarında kalite ve sürdürülebilirlik aranmadığı sürece, bizler daha çok ‘yol yine çöktü’ haberleri okumaya mahkum kalacağız. Şimdi tüm gözler, bu ayıplı yolu bir kez daha yamayıp geçecek mi yoksa sorunu temelden mi çözecek diye beklenen yerel idarenin üzerinde.






