Tarihin tozlu sayfalarında ‘Payitaht’ sıfatıyla anılan, Mimar Sinan’ın ustalığıyla mühürlenmiş kadim şehir Edirne, bugünlerde tabiatın hiddetli bir sınavıyla karşı karşıya. Balkanlar’ın karlı zirvelerinden süzülen sular, Bulgaristan’daki baraj kapaklarının açılmasıyla birleşince, Meriç ve Tunca nehirleri yataklarına sığmaz oldu. Geçmişte de defalarca taşkınlarla sarsılan bu topraklar, bir kez daha su seviyesinin kritik eşiğe ulaşmasıyla teyakkuza geçti. Nehirlerin debisindeki ani artış, kentin hem sosyal yaşamını hem de tarihi dokusunu tehdit ediyor.
Sarayiçi Sular Altında: Er Meydanı Sessizliğe Gömüldü
Asırlardır pehlivanların ‘Hayda bre!’ nidalarıyla inleyen, Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin ev sahibi Sarayiçi bölgesi, Tunca Nehri’nin yatağından taşmasıyla adeta bir göle dönüştü. Nehir debisinin 212 metreküp/saniye seviyesine fırlaması üzerine bölgeye girişler tamamen kapatıldı. Tarihi yarımada, suların esareti altında kalırken, Tunca ve Meriç üzerindeki asırlık taş köprüler güvenlik gerekçesiyle trafiğe kapatıldı. Doğanın bu vakur ama sert müdahalesi, şehir merkezine giden alternatif yolları da ulaşıma kapatarak Edirne halkını zorlu bir lojistik sınavla baş başa bıraktı.
Sadece şehir merkezi değil, kırsal bölgeler de bu yükselişten nasibini aldı. Değirmenyeni ve Büyükdöllük köyleri arasındaki ulaşım bağı koparken, DSİ ekipleri topraktan setlerle suyun önünü kesmeye çalışıyor. Meriç Nehri tarafında ise durum daha da ciddi bir hal almış durumda; turuncu alarmın verildiği bu hatta debi 1260 metreküp/saniye olarak ölçüldü. Meriç ilçesine bağlı Subaşı beldesinde bir seddenin patlaması sonucu çeltik sahaları sular altında kaldı. Belediye Başkanı Göksel Tüfekçi, gece boyu süren mücadeleyi yerinde takip ederken, vatandaşlara nehir kenarlarından uzak durmaları konusunda hayati bir çağrıda bulundu.
Vali Sezer’den Kritik Uyarı: Ada Kısmında Tahliye Başladı
Gelişmeleri yakından takip eden Edirne Valisi Yunus Sezer, AFAD merkezinde gerçekleştirdiği olağanüstü toplantının ardından önemli açıklamalarda bulundu. Vali Sezer, Arda Nehri’nden gelen suyun Meriç ile birleştiği noktada ‘tepme’ denilen bir olgunun yaşandığını, bunun da Tunca Nehri’nin suyunu geri iterek ada bölgesinde ciddi bir taşkın riski oluşturduğunu vurguladı. Bu risk nedeniyle bölgedeki polis evi, öğretmenevi ve askeri tesislerin tahliyesine başlandığı açıklandı. Vali Sezer, suyun 2 bin 200 metreküplere ulaşmadığı sürece şehir merkezinin büyük bir tehlike altında olmadığını, ancak her ihtimale karşı tüm birimlerin teyakkuz halinde beklediğini belirtti.
Kadim nehirlerin bu öfkesi, insanoğluna doğanın gücünü bir kez daha hatırlatıyor. Edirne Valiliği ve DSİ ekiplerinin yürüttüğü titiz çalışmalar, suyun yerleşim yerlerine girmesini engellemeyi hedeflerken, bölge halkı dualarla ve dikkatle suların çekilmesini bekliyor. Şehrin kışlık ve yazlık seddeleri şu an için bir kalkan görevi görse de, Bulgaristan tarafındaki barajların doluluk oranı önümüzdeki günlerin seyrini belirleyecek ana faktör olmaya devam ediyor.






