Türkiye’nin şehircilik ve afet yönetimi hafızasında önemli bir dönüm noktasını temsil eden ‘Ev Sahibi Türkiye’ buluşması, Konya’da Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un katılımıyla gövde gösterisine dönüştü. Selçuklu Kongre Merkezi’nde düzenlenen ve 15 bin 200 konut ile Konya Yeni Motorlu Küçük Sanayi Sitesi’nin 3. etabındaki 568 dükkanın kura çekimiyle taçlanan tören, sadece bir konut teslimi değil, aynı zamanda siyasi bir vizyon muhasebesine sahne oldu. Bakan Kurum, 30 yıllık mesleki tecrübenin süzgecinden geçen bir devlet adamı kararlılığıyla, deprem sonrası ihya çalışmalarını siyasi polemiklerin merkezinden çıkararak somut rakamlar ve örneklerle kamuoyunun takdirine sundu.
Konut Seferberliği ve Afet Sonrası İmar Stratejisi
Deprem bölgesindeki 455 bin konutun teslimatı için gece gündüz devam eden çalışmaları hatırlatan Bakan Kurum, bu sürecin sadece bir inşaat faaliyeti değil, bir toplumsal mutabakat ve güvenlik meselesi olduğunun altını çizdi. Özellikle dar gelirli vatandaşlar için sunulan ödeme kolaylıklarına değinen Kurum, afet konutlarının faizsiz, sabit fiyatla ve 18 yıl vadeyle aylık 8 bin 750 TL taksitle sunulacağını müjdeledi. Uzmanların görüşüne göre, bu tür sabit ödemeli finansman modelleri, enflasyonist baskı altındaki vatandaşlar için hayati bir ekonomik kalkan işlevi görüyor. Kurum, muhalefetin ‘boş senet’ iddialarını sert bir dille yalanlarken, devletin 24 yıldır süregelen afet yönetimi geleneğinin bozulmadan devam ettiğini vurguladı. Bu noktada yapılan eleştirilerin, sahada dökülen 200 bin işçinin alın terine yönelik bir haksızlık olduğu tespiti, toplantının en dikkat çekici notları arasındaydı.
Siyasi Polemiklerin Gölgesinde Restorasyon ve İmar Yarışı
Bakan Kurum’un konuşmasında öne çıkan en çarpıcı karşılaştırma, Hatay’daki tarihi yapıların restorasyon süreçleri üzerinden şekillendi. Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından aslına uygun şekilde restore edilerek ibadete açılan Habib-i Neccar Camisi ile CHP yönetimindeki Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluğunda olduğu belirtilen Ulu Cami arasındaki farkı, bir ‘vizyon ayrışması’ olarak nitelendirdi. Kurum, “Eğer bu deprem CHP iktidarında olsaydı, 11 ilimiz şu anda Ulu Cami gibi enkaz halindeydi” diyerek, yerel yönetimlerin icraat kapasitesinin ulusal afet yönetimiyle ne denli iç içe geçtiğini hatırlattı. İzmir Buca’daki altyapı sorunlarından Hatay’daki temizlik araçlarına kadar geniş bir yelpazede eleştirilerini sıralayan Bakan Kurum, siyasetin ‘algı operasyonları’ ile değil, vatandaşın anahtarını teslim alırken yüzünde oluşan mutlulukla ölçülmesi gerektiğini ifade etti. 2028 hedeflerine de atıfta bulunan Bakan, milletin refahını artırma yolunda duraksamayacaklarını belirterek, siyasi istikrarın imar ve ihya çalışmalarındaki önemini bir kez daha tescilledi.






