Hayatın sert gerçekliğiyle yüzleşmek için bazen sadece bir ilan panosuna bakmak yeterlidir. 1 Mayıs 2026 Cuma günü Konya Ereğli için sadece bir takvim yaprağından ibaret değil; kentin hafızasından silinen önemli isimlerin yas günü olarak kayıtlara geçiyor. Toprak, bugün yine kendisine emanet edilen canları kabul ederken, geride kalanlar için hayatın ne kadar pamuk ipliğine bağlı olduğu gerçeği bir kez daha tokat gibi yüzümüze çarpıyor.
Ereğli’de Bugün Vefat Edenler ve Defin Programı
Ereğli’nin toplumsal yapısını oluşturan o kadim mozaik, bugün altı farklı ocaktan yükselen feryatlarla sarsıldı. Hakkı Zengin, aslen Yellice mahallesinden olup Konya’da ikamet etmesine rağmen Ereğli Devlet Su İşleri’nden emekli olmasıyla kentin iş dünyasında ve bürokrasisinde iz bırakmış bir isimdi. Süleyman oğlu Zengin’in cenazesi sabah saat 11.00’de Konya Yazır mezarlığında sonsuzluğa uğurlandı.
Emirgazi’den Ereğli’ye uzanan bir ömür hikayesi olan Rıfat Bayrakçı, Mehmet Naci oğlu olarak bilinen ve kentin tanınmış simalarındandı. Cuma namazı sonrası Ulu Camii’nden kaldırılan cenazesi, Cahı mezarlığında toprağa verildi. Aynı cami avlusu, bir başka acıya daha ev sahipliği yaptı: Sanayi esnaflarından Celal Kocalar. Ayrancı Divle köyünün havasını Ereğli’ye taşıyan, alın teriyle rızkını kazanan Kocalar, 500 evler mezarlığında istirahatgahına çekildi.
Anadolu’nun Göç Hikayesi: Kars’tan Aksaray’a Ereğli’de Buluşan Yazgılar
Ereğli’nin sadece bir ilçe değil, bir kader kavşağı olduğunu bugün açıklanan vefat haberleri bir kez daha kanıtlıyor. Aksaray İncesu doğumlu Musa Aydın, Eti mahallesindeki komşularına veda ederken, Çerkez mezarlığına defnedildi. Öte yandan, kentin uzak diyarlardan gelen bir başka sakini olan Emine Demircan’ın kaybı mahallesinde derin bir üzüntü yarattı. Kars Arpaçay’dan gelip Namık Kemal mahallesini yurt edinen Demircan, Cinler mezarlığında toprağa verildi. Aynı mezarlıkta, Emirgazi Besci mahallesinden gelip Cumhuriyet mahallesinde ömrünü tamamlayan Zeynep Kılıçaslan da bugün dualarla uğurlananlar arasındaydı.
Bir Esnafın ve Emeklinin Ardından Kalan Sessiz Boşluk
Ölüm sadece biyolojik bir son değil, bir kentin sosyal dokusundan kopan telafisi imkansız bir parçadır. Bir sanayi esnafını kaybettiğinizde, sadece bir ustayı değil, o mahallenin ahilik geleneğini ve güven sembolünü de kaybedersiniz. Celal Kocalar gibi isimler, Ereğli ekonomisinin sessiz kahramanlarıydı. Bir devlet memuru olan Hakkı Zengin ise, devletin disiplinini ve ciddiyetini mahallesine taşıyan o eski kuşak temsilcilerindendi.
Bugün Ulu Camii’nin musalla taşında sadece bedenler değil, Ereğli’nin dünü ve bugünü arasındaki köprüler yatıyor. Her bir vefat, kentin yaşayan hafızasında devasa bir boşluk açıyor. Bu isimler; Ereğli’nin sokaklarını arşınlayan, fırınından ekmek alan, selamı sabahı eksik etmeyen gerçek insanlardı. Onların gidişiyle Ereğli bir miktar daha eksildi, bir miktar daha sessizleşti. Geride kalan ailelere sabır, toprağa düşenlere ise rahmet dilemekten başka elden bir şey gelmiyor.






