Hastanede Büyük Çatlak: Milyonluk Vurgunun Detayları
Kayseri’de kamuoyunu sarsan ve Erciyes Üniversitesi Hastanesi’nde (ERÜ) cereyan eden devasa ilaç yolsuzluğunda yeni detaylar gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. Vatandaşın vergileriyle oluşturulan kamu bütçesinden yaklaşık 88 milyon 591 bin TL’nin usulsüz yollarla buharlaştırıldığı iddia edilen davada, her geçen gün yeni bir itiraf veya savunma dosyaya ekleniyor. Özellikle kanser hastalarının tedavisi için ayrılan yüksek maliyetli ilaçların, sahte rapor ve reçetelerle temin edilmesi, meselenin sadece maddi değil, insani boyutunun da ne kadar ağır olduğunu gözler önüne seriyor.
Sekreter M.Ç. Hakkındaki İddiaları Reddetti
Dosyanın en kilit isimlerinden biri olarak gösterilen ve doktorların elektronik imzalarını (e-imza) kullanarak usulsüz işlem yapmakla suçlanan sekreter M.Ç.’nin yazılı savunması ortaya çıktı. Gazeteci Yusuf Ağaşe’nin ulaştığı bilgilere göre M.Ç, üzerine atılı suçlamaları kesin bir dille reddederek kendisini savundu. Olayların yaşandığı tarihlerde hastanedeki tadilat nedeniyle ‘joker personel’ olarak farklı birimlerde görevlendirildiğini belirten M.Ç, suçlamaya konu olan tarihlerde izinli olduğunu veya tamamen farklı bir binada görev yaptığını iddia etti.
E-İmza Skandalında ‘Talimat’ Savunması
M.Ç. ifadesinde, kayıtların incelenmesi durumunda iddia edilen poliklinikte bile bulunmadığının anlaşılacağını ileri sürdü. ‘Bu düzenlemeyi benim yaptığıma dair hiçbir somut kayıt yoktur’ diyen sekreter, sadece kendisine verilen talimatlar doğrultusunda hareket ettiğini savundu. Bilindiği üzere davanın diğer sanıkları olan eczacılar, suçsuz olduklarını ve reçetelerin sistem üzerinden doktorların e-imzasıyla onaylı şekilde kendilerine geldiğini belirterek, suçu sekreter ve sistemsel boşluklara atmıştı. M.Ç.’nin bu savunması, dosyadaki sorumluluk zincirinin kimde düğümlendiği sorusunu daha da karmaşık hale getirdi.
Tüketici ve Vatandaş İçin Neden Önemli?
Bu tür yolsuzluklar sadece birer ‘adliye haberi’ değildir. Sağlık sistemindeki her bir kuruşluk kaçak, yarın bir gün hastaneye gittiğimizde bulamadığımız ilaç, alamadığımız randevu veya ödemek zorunda kaldığımız ek ücretler olarak karşımıza çıkıyor. Kanser gibi hayati öneme sahip ilaçların üzerinden yapılan bu rant kavgası, kamu kaynaklarının nasıl bir titizlikle korunması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor. Erciyes Üniversitesi bünyesinde doktorlar ve sekreterler hakkında yürütülen idari soruşturma ile eczacıların yargılandığı adli davanın seyri, benzer vakaların önlenmesi açısından emsal niteliği taşıyacak.
Gözler Bir Sonraki Duruşmaya Çevrildi
Kayseri adliyesinde görülen davada, sekreter M.Ç.’nin de sanık sıfatıyla sürece dahil edilip edilmeyeceği merak konusu. Mahkeme heyeti, gelen savunmalar ve bilirkişi raporları doğrultusunda 88 milyon liralık kamu zararının sorumlularını tek tek tespit etmeye çalışıyor. Vatandaşların sağlık hakkına göz diken ve devleti milyonlarca lira zarara uğratan bu şebekenin tüm bağlantılarının deşifre edilmesi bekleniyor. Tüketici dostu bir bakış açısıyla hatırlatmakta fayda var; sistemdeki bu tür açıkların kapatılması, hepimizin daha kaliteli ve erişilebilir sağlık hizmeti almasının en temel güvencesidir.






