Milli Mücadele’nin Kilit Şehri: Kayseri
19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’da yakılan bağımsızlık meşalesi, Anadolu’nun dört bir yanına dalga dalga yayılırken bu kutlu yürüyüşün en sarsılmaz duraklarından biri de hiç şüphesiz Kayseri oldu. Milli Mücadele döneminde üstlendiği stratejik rol, halkın tereddüt etmeden ortaya koyduğu vatan sevgisi ve Kuvayi Milliye ruhuna verilen devasa destekle Kayseri, Cumhuriyet’in temellerinin atıldığı şehirler arasında müstesna bir yer tutuyor. 19 Mayıs’ın yıl dönümü yaklaşırken, kentin sokaklarında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ayak izleri ve hatıraları yeniden canlanıyor.
1919’dan Cumhuriyet’e Uzanan Güçlü Bağ
Mustafa Kemal Paşa’nın Kayseri ile olan ilk teması, Sivas Kongresi’nin ardından Heyet-i Temsiliye üyeleriyle birlikte 19 Aralık 1919 tarihinde gerçekleşti. Anadolu’nun işgal altında olduğu o karanlık günlerde, dondurucu kış şartlarına rağmen Kayseri halkı Atasını bağrına bastı. Binlerce vatandaşın tek bir ağızdan haykırdığı ‘Paşam, emrinizdeyiz’ sözü, sadece bir selamlama değil, bir milletin kaderini değiştirme iradesiydi. Erciyes’in eteklerinde yaşayan bu vakur insanlar, yokluk zamanlarında dahi ordunun lojistik ihtiyacını karşılayarak Kayseri’yi direnişin merkezi haline getirdi.
Eğitim ve Sanayide Kayseri İmzası
Cumhuriyet’in ilanından sonra da Atatürk’ün Kayseri’ye ilgisi kesilmedi. 13 Ekim 1924’teki ikinci ziyaretinde, eşi Latife Hanım ile birlikte kente gelen Atatürk, Kayseri Lisesi’ni ziyaret ederek eğitim meşalesini onurlandırdı. Şeref defterine düştüğü ‘Cumhuriyetin ateşli, feyizli bir ocağı’ notu, kentin eğitim vizyonunu tescilledi. Bu ziyaret sırasında genç Behçet Kemal Çağlar ile olan diyaloğu ise tarihin tozlu sayfalarında unutulmaz bir anektod olarak kaldı. Sanayi hamlelerinin odağında da yine bu şehir vardı; Türkiye’nin ilk uçak fabrikalarından biri olan TOMTAŞ, Cumhuriyet’in ekonomik bağımsızlık hayalinin Kayseri toprağındaki yansıması oldu.
Yeni Alfabenin İlk Meydan Dersi
20 Eylül 1928 tarihi, Kayserililer için sadece bir takvim yaprağı değil, bir aydınlanma devrimidir. Başvekil İsmet Paşa ile kente gelen Atatürk, belediye bahçesinde kara tahta başında bizzat yeni Türk alfabesini hemşehrilerine anlattı. Bir vatandaşın yeni yazıyı sadece on günde öğrendiğini duyunca İsmet Paşa’ya dönerek sarf ettiği ‘Bak İsmet, on günde öğrenmiş’ takdiri, halkın öğrenme azminin en büyük madalyasıdır. Bugün, kentin yöneticileri ve halkı, 19 Mayıs ruhunu sadece törenlerle değil, Atatürk’ün mirası olan o azim ve kararlılıkla yaşatmaya devam ediyor. Şehirdeki konserler, anma etkinlikleri ve gençlik yürüyüşleri, geçmişin mirasını geleceğin modern Kayseri’sine taşıyan birer köprü vazifesi görüyor.






