Kayseri’deki Sarsıntının Arkasındaki Gizem: Maden Patlatması mı?
Türkiye’nin sismik hareketliliği her geçen gün yeni bir tartışmayı beraberinde getiriyor. Kayseri’nin Yahyalı ilçesi Ulupınar Mahallesi’nde geçtiğimiz günlerde meydana gelen 3.3 büyüklüğündeki sarsıntı, bölge halkında kısa süreli paniğe neden olmuştu. Ancak Paleosismolog Ramazan Demirtaş, bu sarsıntının sanıldığı gibi büyük bir felaketin habercisi değil, yerel maden sahalarındaki faaliyetlerin bir sonucu olabileceğine dair ‘asıl bombayı’ patlattı. Demirtaş, bölgedeki 5 küçük sarsıntının patlatma kökenli veya bu patlatmalarla tetiklenmiş hareketler olduğunu belirterek, ortalığı velveleye vermeye gerek olmadığını vurguladı.
Dijital Mecralarda ‘Akademik Falcılık’ Dönemi
Haberleşme ağlarının ve sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla birlikte, deprem verileri üzerinden korku pompalayan bir ‘tahmin sektörü’ oluştu. 01-12 Mayıs 2026 tarihleri arasında Türkiye genelinde farklı büyüklüklerde tam 1283 deprem kaydedildi. Bu sayı kulağa korkutucu gelse de, uzmanlar bunun aktif bir deprem kuşağında yer alan bir ülke için normal seyir olduğunu belirtiyor. Ancak Demirtaş, AFAD ve Kandilli Rasathanesi’nin açık verilerini kopyalayıp haritalar üzerine yerleştiren ve ‘şu tarihte deprem bekliyorum’ diyen kişilere karşı vatandaşı sert bir dille uyarıyor.
Gezegen Falcılarına ve Sahte Tahminlere Dikkat
Deprem biliminde gelinen noktanın henüz nokta atışı tarih vermeye müsait olmadığını ifade eden Demirtaş, ‘gezegen falcısı’ ve ‘akademik falcı’ olarak nitelendirdiği kişilerin insanların psikolojisiyle oynadığını dile getiriyor. Türkiye Diri Fay Haritası’na bakıp rastgele faylar üzerinden 6.5 ve üzeri büyüklükte tahminler yürütmenin bilimsel bir karşılığı bulunmuyor. Bu tür açıklamaların sadece akademik bir kılıf giydirilmiş falcılık olduğunu belirten uzman isim, vatandaşların aklıyla ve cebiyle alay edilmesine izin verilmemesi gerektiğini söylüyor.
Korku Tüccarlarından Nasıl Korunmalı?
İnsanların en zayıf noktası olan can ve mal güvenliği üzerinden prim yapan bu sahte uzmanlar, toplumda ciddi bir travmaya yol açıyor. Demirtaş’a göre bu tür ‘kehanetlere’ itibar etmemek, sadece psikolojik sağlığı korumakla kalmıyor, aynı zamanda ekonomik suistimallerin de önüne geçiyor. Yanıltıcı bilgilerle insanların gecelerini uykusuz geçirmesine neden olanların tuzaklarına düşmemek için sadece resmi ve bilimsel verilere odaklanmak gerekiyor. Unutulmamalı ki; dünyada 6.0 ve üzeri bir depremi yıl, ay, gün ve saat olarak önceden bildirecek bir teknoloji veya yöntem henüz keşfedilmedi.






