MENÜ
03 Haziran 2026 Çarşamba
DOLAR 45,9586 ▲ %0,03
EURO 53,3495 ▼ %0,27
ALTIN 6.560,35 ▼ %1,07

Toroslar’ın Suyu Denize Akarken Karaman’da Tarımsal Su Krizi

Karaman Ziraat Odası Başkanı Mehmet Bayram’ın yaptığı son açıklamalar, Anadolu’nun verimli topraklarının karşı karşıya olduğu sessiz ama derinden gelen bir tehlikeyi, su yönetimindeki plansızlığı bir kez daha gündeme taşıdı. 2026 kış döneminin getirdiği yoğun yağışlar, kuraklıkla boğuşan bölge için bir umut ışığı olması gerekirken, gerekli altyapı ve depolama projelerinin eksikliği nedeniyle adeta ellerimizden kayıp gidiyor. Toroslar’ın zirvelerinden süzülüp gelen ve Göksu Nehri aracılığıyla Akdeniz’in tuzlu sularına karışan her damla tatlı su, aslında Karaman çiftçisinin çalınan geleceği ve toprağın bereketidir.

Bir Yatırım Paradoksu: Milyar Liralık Altyapı Atıl Kalıyor

Başkan Bayram’ın paylaştığı veriler, ekonomik açıdan çarpıcı bir tabloyu gözler önüne seriyor. 2011-2020 yılları arasında Konya Ovası Projesi (KOP) kapsamında Karaman’a aktarılan 190 milyon liralık kaynağın bugünkü değeri yaklaşık 2,6 milyar TL’ye tekabül ediyor. Bu devasa bütçe büyük oranda kapalı devre basınçlı sulama sistemlerine harcandı. Ancak suyun kaynağında tutulamaması, bu modern sistemleri işlevsiz birer boru hattına dönüştürme riski taşıyor. Kaynak suyunun kurumasıyla birlikte, yapılan milyarlarca liralık kamu yatırımı da ne yazık ki karşılığını veremiyor. Bayram, 2024-2028 dönemini kapsayan 350,7 milyar liralık yeni yatırım planının, bu paradoksu çözmek için bir fırsat olduğunu vurguluyor. Yatırımların sadece dağıtım ağlarına değil, suyu yerinde tutacak yağmur ve kar suyu toplama havuzlarına yönlendirilmesi, bölgesel kalkınmanın yeni anahtarı olarak görülüyor.

Stratejik Çözüm: Jeomembran Havuzlar ve Kurumsal Eşgüdüm

Meselenin sadece bir mühendislik problemi değil, aynı zamanda bir beka sorunu olduğunu ifade eden Bayram, çözüm için somut bir yol haritası sunuyor. Dağlardan gelen yüzey akış sularının kontrol altına alınması için jeomembran kaplı yapay su havuzlarının inşa edilmesi, bölge tarımı için bir ‘can suyu’ niteliği taşıyor. Bu modelin hayata geçirilmesi, yer altı su kaynakları üzerindeki ağır baskıyı azaltacak ve kurak geçen mevsimlerde üreticiye nefes aldıracaktır. Ancak bu başarının anahtarı, Devlet Su İşleri (DSİ) ve KOP arasındaki güçlü bir kurumsal koordinasyondan geçiyor. Teknik uzmanların hazırlayacağı fizibilite raporlarıyla pilot uygulamaların bir an önce başlatılması gerektiği uyarısını yapan Bayram, su yönetiminin Karaman için sadece bir teknik detay değil; üretim, istihdam ve kırsal yaşamın teminatı olduğunu hatırlatıyor. Karaman’ın suyu, Akdeniz’e dökülmek yerine, bu toprakların bereketine bereket katmalıdır.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir