Türkiye’nin dış dünyayla entegrasyonu ve mesleki uzmanlığın küresel ölçekte temsili adına Ankara kulislerinde oldukça kritik bir hareketlilik yaşanıyor. Kamuoyunda yıllardır süregelen ‘ayrıcalıklı pasaport’ tartışmaları, bu kez diş hekimleri, veteriner hekimler ve mimarlar için yeni bir ufuk açıyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na sunulan yeni kanun teklifi, mesleki tecrübesi 15 yılı aşan binlerce profesyonel için vizesiz seyahat kapılarını aralamayı hedefliyor. CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara tarafından hazırlanan ve yasama sürecine resmen dahil olan bu düzenleme, sadece bir seyahat belgesi değişikliği değil, aynı zamanda mesleki onur ve küresel rekabet gücü açısından stratejik bir hamle olarak nitelendiriliyor.
Mesleki Mobilitenin Önündeki Bürokratik Engeller Kalkıyor
Geleneksel pasaport rejimimizdeki katı kurallar, özellikle özel sektörde faaliyet gösteren yüksek nitelikli iş gücünün uluslararası arenadaki hareket kabiliyetini uzun süredir kısıtlıyordu. Kanun teklifinin temel gerekçesi, bilimsel ve teknik gelişimin sınır tanımadığı günümüzde; diş hekimlerinin, veterinerlerin ve mimarların küresel ölçekteki kongre, sempozyum ve fuarlara katılımını kolaylaştırmak olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, vize süreçlerinde kaybedilen zamanın ve yaşanan bürokratik zorlukların, Türkiye’nin ‘bilgi ihracatı’ kapasitesine ket vurduğu konusunda hemfikir. 15 yıllık kıdem şartı, bu hakkın suiistimal edilmesini önleyecek bir emniyet supabı görevi görürken, aynı zamanda meslekte olgunluk dönemine erişmiş isimlerin Türkiye’yi yurt dışında daha etkin temsil etmesine olanak tanıyacak.
Kamusal Statüden Mesleki Kıdeme: Haklarda Eşitlik Dönemi
Mevcut düzenlemede yeşil pasaport hakkı, büyük ölçüde belirli kademeye ulaşmış devlet memurlarına tanınan bir imtiyaz olarak biliniyor. Ancak modern dünya düzeninde ‘kamu yararı’ kavramı, sadece devlet memurluğu üzerinden değil, üretilen değer ve icra edilen mesleğin niteliği üzerinden yeniden tanımlanıyor. Bu teklif, meslek odalarına kayıtlı ve aktif olarak üretim yapan mimarların, toplum sağlığının bekçisi veterinerlerin ve ağız sağlığının mimarı diş hekimlerinin, kamudaki meslektaşlarıyla benzer haklara sahip olması gerektiğini savunuyor. Eğer teklif yasalaşırsa, avukatlara tanınan benzer hakkın ardından, teknik ve tıbbi uzmanlık alanlarında da ‘fırsat eşitliği’ adına dev bir adım atılmış olacak. Toplumsal etkisi bakımından bu düzenleme, genç profesyoneller için bir motivasyon kaynağı oluştururken, Türkiye’nin uluslararası projelerdeki imzasını daha görünür kılacaktır. Şimdi gözler, ilgili komisyonlardan gelecek karara ve Genel Kurul’daki oylama sürecine çevrilmiş durumda.






