MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9793 ▲ %0,01
EURO 53,5536 ▲ %0,33
ALTIN 6.619,27 ▲ %0,99

Sağlık Dünyasında Şok Suçlama: Eşitlik İlkesi Çiğnendi mi?

Hastanelerde Çalışma Barışını Sarsan İddialar

Hastaneler sadece şifa dağıtılan yerler değil, aynı zamanda binlerce sağlık profesyonelinin bir arada uyumla çalışması gereken devasa organizasyonlardır. Ancak Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yaşanan son gelişmeler, sağlık dünyasındaki hassas dengeyi yeniden tartışmaya açtı. Hastane yönetiminin belirli bir sendika ile ortaklaşa düzenlediği iddia edilen etkinlik, sağlık camiasında ‘tarafsızlık’ tartışmalarını alevlendirdi. Bir sağlık editörü olarak şunu net bir şekilde söyleyebilirim ki; bir sağlık kurumunda adalet duygusu zedelendiğinde, bu durum doğrudan çalışanların motivasyonuna ve dolayısıyla hasta bakım kalitesine yansır.

Kamu İmkânları Tek Bir Tarafa mı Tahsis Edildi?

Türk Sağlık-Sen Karaman Şube Başkanı Nedim Ünal tarafından yapılan açıklamalar, hastane koridorlarında konuşulan rahatsızlığı gün yüzüne çıkardı. Ünal, hastane idaresinin bir sendika ile ‘Sağlıkçı Gecesi’ adı altında ortak bir organizasyon yürüttüğünü belirterek sert sorular yöneltti. Kamu kurumlarının tüm sivil toplum kuruluşlarına ve sendikalara eşit mesafede durması gerektiğinin altını çizen Ünal, eğer bu etkinlik bir sendika faaliyeti ise neden kamu kurumunun imkânlarının seferber edildiğini sorguladı. Bu noktada sormamız gereken asıl soru şu: Liyakat ve eşitliğin temel alınması gereken sağlık kurumlarında, sendikal ayrımcılık çalışanlar arasındaki huzuru nasıl etkiliyor?

Mobbing ve Adaletsizlik Sağlıkçıları Tükenmişliğe İtiyor

Sağlık çalışanları zaten ağır nöbet şartları, yoğun iş yükü ve stresle mücadele ederken bir de yönetimsel adaletsizliklerle karşılaşmak, tükenmişlik sendromunu tetikleyen en büyük unsurlardan biridir. Bir kurumda ‘ayrıcalıklı’ grupların oluşması, diğer çalışanların kendilerini dışlanmış hissetmesine neden olur. Ünal’ın vurguladığı ‘Hani herkes eşitti?’ sorusu, aslında sahada çalışan binlerce hekim, hemşire ve sağlık memurunun iç sesi niteliğinde. Kurumsal şeffaflığın olmadığı yerlerde dedikodu artar, aidiyet duygusu azalır ve bu kriz en sonunda hastaya hizmet veren personelin elinin titremesine kadar uzanır.

Çözüm: Kimsenin Gölgesine Sığınmadan Sendikacılık

Türk Sağlık-Sen cephesinden gelen alternatif adım ise dikkat çekici. Hiçbir kurumun gücünü arkalarına almadan, tamamen kendi imkânlarıyla bir aile pikniği düzenlediklerini duyuran sendika yetkilileri, asıl amacın ‘ayrışmak değil birleşmek’ olduğunu ifade ediyor. Tüm idarecilerin ve çalışanların davet edildiği bu tür etkinlikler, şeffaf yapıldığı sürece birleştirici olabilir. Sağlık sistemimizin ayakta kalması için yöneticilerin bir sendikanın arka bahçesi gibi davranmak yerine, tüm personeli kucaklayan bir yönetim anlayışını benimsemesi şarttır. Unutulmamalıdır ki; adalet sadece mahkeme salonlarında değil, hastane koridorlarında ve personel odalarında da tesis edilmelidir.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir