Güvenli Liman Neden Çalkantılı? Altın Mart Ayında Neden Kaybetti?
Piyasalar, son haftalarda tam bir kafa karışıklığı yaşıyordu. Küresel ekonomideki belirsizlikler ve rekor seviyelere ulaşan petrol fiyatları, normal şartlarda altın gibi değerli metallerin parlamasına neden olurdu. Ancak Mart ayı, ‘güvenli liman’ tanımını adeta yerle bir etti. Altın, bu süreçte %13’e varan değer kaybıyla yatırımcısına zor anlar yaşattı. Bu düşüşün ardındaki ana sebep, enflasyonla mücadele için sıkılaşan para politikası beklentileri ve bu beklentilerin ABD dolarını güçlendirmesiydi. Yatırımcı, enflasyondan kaçarken, faiz getirisiz altın yerine dolara yönelmişti.
Ancak, piyasa bu hafta beklenmedik bir dönüş sinyali verdi. Uzun süredir baskı altında olan değerli metaller, özellikle Salı günü yeniden yukarı yönlü bir hareketlenmeye başladı. Peki, bu ani dönüşün arkasındaki itici güç neydi?
Jeopolitik Gelişmeler ve ‘Trump Etkisi’
Piyasalardaki bu sürpriz toparlanmanın kaynağı, Orta Doğu’daki tansiyonun beklenmedik bir anda gevşeme ihtimali oldu. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile diplomatik temasların hızlanabileceğine dair verdiği mesajlar, piyasalarda adeta doping etkisi yarattı. Trump’ın açıklaması, İran’a yönelik yaptırımların gevşeme ihtimalini gündeme getirerek, petrol fiyatları üzerindeki baskıyı hafifletti. Zira İran’ın enerji piyasalarına yeniden entegre olması, küresel arzı artırabilir ve petrolün fiyatını düşürebilir. Petrol fiyatlarındaki gerileme, dolaylı olarak enflasyon beklentilerini de düşürdü. İşte bu durum, yatırımcıların ‘güvenli liman’ olarak gördüğü altın ve gümüşe yeniden yönelmesini tetikledi.
Gram Altında Kapalıçarşı Farkı: Neden Daha Pahalı?
Ons altın 4 bin 556 dolar seviyesinde işlem görürken, gram altın da bu hareketten payını aldı ve 6 bin 516 liraya yükseldi. Ancak yerel piyasada, özellikle Kapalıçarşı’da fiyatlar her zaman küresel piyasadan daha yüksek seyre yukarıda seyreder. Şu sıralarda Kapalıçarşı’da gram altın 6 bin 721 liradan alıcı buluyor. Çeyrek altın 11 bin 711 lira, yarım altın 22 bin 413 lira ve tam altın ise 44 bin 813 lira seviyelerinde işlem görüyor.
Kapalıçarşı’daki bu fiyat farkının temel nedeni, fiziki talep yoğunluğu ve arz koşullarıdır. Belirsizlik dönemlerinde, vatandaşlar bankalardaki kaydi altın yerine fiziki altına yönelirler. Bu yoğun talep, kuyumcuların ve Kapalıçarşı esnafının fiyatları yukarı çekmesine neden olur. Dolayısıyla, global piyasalarla yerel piyasa arasındaki makasın açılması, yatırımcının anlık kararlarını etkileyen önemli bir faktör olarak karşımıza çıkıyor.
Gümüşteki Büyük Sürpriz ve Toparlanma Sinyali
Altınla birlikte hareket eden gümüş, Mart ayının en büyük hayal kırıklıklarından biriydi. Endüstriyel bir metal olması nedeniyle ekonomik büyüme beklentilerine karşı daha hassas olan gümüş, ayı %20’ye varan kayıplarla kapatma riskiyle karşı karşıyaydı. Bu durum, Eylül 2011’den bu yana en zayıf aylık performansı işaret ediyordu. Ancak petrol fiyatlarındaki gevşeme ve jeopolitik tansiyonun azalma beklentisi, gümüşü de toparlanmaya itti. Ons gümüş 71,91 dolar seviyesine yükselirken, gram gümüş de 102,5 liradan işlem görmeye başladı. Analistler, bu toparlanmayı gümüşün kayıplarını telafi etme çabasının bir sinyali olarak görüyor.
Gelecek Perspektifi: Gözler Nerede Olmalı?
Piyasalar şimdi iki ana faktöre odaklanmış durumda: Orta Doğu’da gerilimin kalıcı olarak düşüp düşmeyeceği ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikası. Fed Başkanı Jerome Powell’ın son açıklamaları, jeopolitik risklere rağmen uzun vadede enflasyon beklentilerinin dengede kaldığını gösterdi. Powell, mevcut para politikasının esnek olduğunu vurgulasa da, faiz indirimlerinin ne zaman başlayacağına dair net bir işaret vermedi. Bu durum, değerli metaller üzerindeki baskının tamamen kalkmadığı anlamına geliyor. Altın ve gümüş yatırımcıları, bir yandan Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeleri izlerken, diğer yandan Fed’in faiz kararını beklemeye devam edeceklerk, risk iştahlarını bu iki eksende dengelemeye çalışmak zorundadır.</p duruyor.






