MENÜ
25 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 46,5318 ▲ %0,02
EURO 52,9829 ▲ %0,16
ALTIN 5.986,04 ▲ %0,10

Okullara Güvenlik Görevlisi Şart: 9 Can Kaybı Sonrası Büyük İsyan

Kahramanmaraş’ta Eğitim Yuvası Yas Evine Döndü

Kahramanmaraş’ta yaşanan o korkunç olay, sadece bir kentin değil, koca bir ülkenin vicdanını yerle bir etti. 8 fidan gibi öğrencinin ve ömrünü eğitime adamış bir öğretmenin hayattan koparılması, ‘okul’ dediğimiz o kutsal kalelerin ne kadar savunmasız bırakıldığını bir kez daha yüzümüze çarptı. Bugün Kahramanmaraş’ta ağlayan sadece aileler değil; çocuklarını okula her sabah endişeyle uğurlayan binlerce anne ve baba. Bu trajedi, eğitim sistemimizin güvenlik duvarlarındaki devasa bir yarığı temsil ediyor.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Karaman İl Başkanı Ahmet Recai Evcen, yaşanan bu dehşet verici tablonun ardından sert bir açıklama yaparak yetkilileri göreve çağırdı. Evcen’in sözleri, aslında sokağın sesini yansıtıyor: ‘Çocuklarımızı koruyamadık.’ Evet, en basit tabiriyle devletin koruması altındaki yavrularımızı, eğitim gördükleri çatının altında güvenceye alamadık. Sorumluluk makamında oturanların, ‘kader’ diyerek geçiştiremeyeceği kadar ağır bir tabloyla karşı karşıyayız.

Öneriler Sümen Altı Edildi, Bedelini Çocuklar Ödedi

Siyasetin o bitmek bilmeyen çekişmeleri arasında kaybolan hayati kararlar, bazen işte böyle geri dönülemez acılara yol açıyor. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in henüz kısa bir süre önce TBMM kürsüsünden ve meydanlardan seslendiği o öneriyi hatırlayalım: Okulların güvenliği, emekli uzman çavuşlar ve profesyonel güvenlik kadrolarıyla sağlanmalı. Bu bir lüks değil, bir zorunluluktu. Eğer siyasi hırslar bir kenara bırakılsaydı, muhalefetin sunduğu o somut çözüm önerileri dikkate alınsaydı, bugün Kahramanmaraş’ta o çocukların sesleri hala sınıflarda yankılanıyor olacaktı.

Ahmet Recai Evcen de tam olarak bu noktaya parmak basıyor. Güvenlik görevlisi meselesi, okul bütçelerine veya ‘bir şey olmaz’ mantığına kurban edilemeyecek kadar kritiktir. Okul kapıları sadece birer giriş noktası değil, bir devletin geleceğini koruduğu sınırlardır. Bu sınırları korumasız bırakmak, geleceğimizi tehlikeye atmaktan başka bir şey değildir.

Öğretmenlere Yönelik Şiddet ve Güvenlik Duvarları

Okullardaki tehlike sadece dışarıdan gelmiyor; içeride de öğretmenler giderek artan bir şiddet sarmalının içinde bırakılıyor. Velilerin baskınları, disiplinsizliğin getirdiği kontrolsüz öfke, öğretmenleri sınıflarda hedef haline getirdi. Evcen, bu tehlikeli gidişata dikkat çekerken, devletin sadece öğrencileri değil, onları yetiştiren öğretmenleri de korumakla yükümlü olduğunu hatırlatıyor. Bir eğitim kurumunun kapısından giren herkes, o kapının ardında can güvenliğinin yüzde yüz sağlandığından emin olmalıdır.

Eğer biz bugün okullarımıza profesyonel güvenlik kadroları atayamıyorsak, her okulun kapısına uzman bir el değmiyorsa, modern dünyadan ve refahtan bahsetmek sadece bir illüzyondan ibaret kalacaktır. Binlerce iş bekleyen profesyonelin okul güvenliğinde istihdam edilmesi hem bir iş kapısı hem de bir güvenlik kalkanı oluşturacaktır.

Sorumluluk Kimde? Kim Hesap Verecek?

Şimdi herkesin sorduğu o yakıcı soru ortada duruyor: Bu ihmaller zincirinin hesabı kime sorulacak? Birkaç başsağlığı mesajıyla, ‘mekanı cennet olsun’ dualarıyla bu acı kapanmayacak. Ahmet Recai Evcen’in de belirttiği gibi, artık birilerinin sorumluluk alması ve istifa dahil tüm mekanizmaların çalışması gerekiyor. Okullarımızı kale gibi korumak yerine, bütçe kısıtlamaları veya bürokratik engellerle oyalayan her anlayış, bu acının ortağıdır. Toplum artık boş vaatler değil, her okulun kapısında duran, eğitimli ve yetkili güvenlik personelleri görmek istiyor. Gecikilen her gün, yeni bir felakete davetiye çıkarmaktır.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir