Ankara’nın eğitim gündeminde yer alan Ayrancı Yavuz Sultan Selim İlkokulu, 18 Şubat Çarşamba günü hafızalardan silinmeyecek bir kültürel etkinliğe ev sahipliği yaptı. 4-A Sınıf Öğretmeni Fatmanur Alver Çolakça’nın koordinatörlüğünde titizlikle hazırlanan program, Ramazan ayının manevi atmosferini okul koridorlarına taşıdı. 4. sınıf öğrencilerinin aktif katılımıyla şekillenen bu organizasyon, sadece bir kutlama değil, aynı zamanda köklü geleneklerin genç nesillere aktarılması noktasında stratejik bir adım olarak kayda geçti. Kurumsal bir disiplinle hayata geçirilen bu proje, eğitimin sadece akademik başarıdan ibaret olmadığını, kültürel değerlerin korunmasının da öncelikli bir görev olduğunu net bir şekilde ortaya koydu.
Geleneksel Maneviyat ve Edebi Mirasın Buluşması
Programın açılışı, manevi derinliği yüksek bir Ramazan duası ile gerçekleştirildi. Katılımcıların büyük bir ilgiyle takip ettiği bu başlangıcın ardından, Türk edebiyatının sözlü geleneğinde önemli bir yer tutan Ramazan manileri ve şiirleri seslendirildi. Öğrencilerin sahne performansı, hazırlık sürecindeki disiplini ve konuya olan hakimiyetlerini gözler önüne serdi. Özellikle Ramazan bilmeceleri bölümünde interaktif bir iletişim modeli benimsenerek izleyicilerin sürece dahil edilmesi, etkinliğin pedagojik verimliliğini artırdı. Maniler üzerinden gerçekleştirilen atışmalar ise dil bilincinin ve hitabet yeteneğinin gelişimine katkı sağlayan, programın en dinamik anlarından biri olarak dikkat çekti. Bu aşamada öğrencilerin sergilediği özgüven, eğitimci kadrosunun vizyonunu yansıtan en somut veri oldu. Katılımcılar, geleneksel metinlerin modern bir sunumla nasıl yeniden hayat bulabileceğine şahitlik ettiler.
Karagöz ve Hacivat Mirası Sahneye Taşındı
Etkinliğin ilerleyen safhalarında, Türk tiyatro tarihinin yapı taşlarından olan Karagöz ve Hacivat gösterisi sahnelendi. Bu kadim gölge oyunu, öğrencilere hem eğlenceli dakikalar yaşattı hem de toplumsal mizah anlayışımızın temel taşlarını yeniden hatırlattı. Sahne tasarımı ve sunulan içeriğin niteliği, Fatmanur Alver Çolakça’nın koordinasyonundaki başarının bir yansıması olarak değerlendirildi. Programın kapanış aşamasında ise kültürel bir nostalji öğesi olan pamuk şekeri ikramı yapıldı. Bu ikram, çocukların hafızasında tatlı bir iz bırakırken toplumsal dayanışma ve paylaşma kültürünün altını kalın çizgilerle çizmiş oldu. Ayrancı Yavuz Sultan Selim İlkokulu, gerçekleştirdiği bu yüksek profilli etkinlikle beraber, kültürel diplomasinin ve yerel değerlerin eğitim sistemindeki entegrasyonunda ne denli başarılı bir model oluşturulabileceğini kanıtlamış oldu. Organizasyon, hem velilerden hem de okul yönetiminden tam not alarak bölgedeki diğer eğitim kurumları için de önemli bir referans noktası teşkil etti. Çocukların yüzündeki mutluluk, bu tür kültürel faaliyetlerin devamlılığı için en büyük motivasyon kaynağı olarak görüldü.






