MENÜ
BIST 100 14.138,85 %0,79
DOLAR 47,2468 %0,04
EURO 54,1496 %0,34
ALTIN 6.264,33 %0,10
FAİZ 41,71 %0,53
BITCOIN 3.100.982 %0,98

Kronik Hastalara Ramazan Uyarısı: Önce Hekim Onayı Sonra İbadet

kronik hastalara oruc oncesi hekim uyarisi

Ramazan ayı, manevi huzurun yanı sıra bedensel bir arınma dönemi olarak kabul edilirken, uzmanlar özellikle kronik rahatsızlığı bulunan bireyler için hayati önem taşıyan uyarılarda bulunuyor. Uzman Atakan, diyabetten tansiyona, kolesterolden kronik kalp rahatsızlıklarına kadar geniş bir yelpazede sağlık sorunu yaşayan vatandaşların, oruç tutma kararını mutlaka profesyonel bir hekim süzgecinden geçirmeleri gerektiğini vurguluyor. Modern tıbbın ‘önce zarar verme’ ilkesinden yola çıkarak, ibadetin sağlıkla taçlandırılması gerektiği, aksi takdirde vücutta geri dönülemez hasarların oluşabileceği ifade ediliyor.

Kronik Hastalıklarda Bilinçsiz Oruç Riski ve Hekim Onayının Önemi

Hastalıkların kişiye özel seyrettiğini ve her metabolizmanın uzun süreli açlığa farklı tepkiler verdiğini hatırlatan Atakan, bilinçsizce tutulan orucun vücudun hassas dengesini bozabileceğine işaret ediyor. Özellikle sürekli ilaç kullanımı gerektiren durumlarda, ilaç saatlerinin hekim kontrolü dışında değiştirilmesinin büyük riskler barındırdığını belirten Atakan, “Kronik hastalığı olan bireyler, mevcut sağlık durumlarını hekimleriyle birlikte masaya yatırmalıdır. Uygun olmayan şartlarda ve tıbbi tavsiyeye aykırı şekilde tutulan oruç, mevcut hastalığın seyrini kötüleştirebilir ve vücutta ciddi komplikasyonlara yol açabilir” dedi. Atakan ayrıca, tansiyon ve yüksek kolesterol problemi yaşayanların sadece doktorlarla değil, aile sağlığı merkezlerinde görev yapan diyetisyenlerle de koordineli hareket ederek kendilerine özel bir beslenme haritası çıkarmaları gerektiğini ekledi.

İftar ve Sahur Sofralarında Altın Kurallar: Denge ve Zamanlama

Beslenme düzenindeki köklü değişim, Ramazan ayında sindirim sistemi üzerinde ciddi bir baskı oluşturabiliyor. Atakan’a göre, iftar sofralarındaki en büyük yanılgı, uzun süreli açlığın ardından gelen ani ve aşırı yemek tüketimi. Bu durumun kan şekerinde ani dalgalanmalara yol açtığını vurgulayan Atakan, sağlıklı bir iftarın formülünü şu şekilde özetliyor: “Oruç mutlaka hafif gıdalarla açılmalıdır. İftara meyve veya çorbayla başlanmalı, ardından sindirim sistemine zaman tanımak adına 15-20 dakika ara verilerek ana yemeğe geçilmelidir. Bu yöntem, hem doyma hissinin oluşmasına yardımcı olur hem de kan şekerini dengeler.”

Sahur öğününün ise günün en kritik yakıt ikmali olduğunu hatırlatan Atakan, bu öğünün kesinlikle atlanmaması gerektiğinin altını çiziyor. Sahurda ağır, yağlı ve aşırı tuzlu yiyeceklerden kaçınılması gerektiğini belirten uzman; süt, yoğurt ve yumurta gibi protein içeriği yüksek, tokluk hissini uzatan besinlerin tercih edilmesini öneriyor. İftar sonrası yapılacak küçük ara öğünlerin ve yeterli sıvı tüketiminin, Ramazan ayını zinde ve sağlıklı geçirmek için temel şart olduğu unutulmamalıdır.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bölge Gündemi

Mobil uygulamamızı indirin, yerel haberleri kaçırmayın!

Gizliliğe genel bakış

Bölge Gündemi olarak, ziyaretçilerimizin kullanıcı deneyimini iyileştirmek ve sitemizin performansını ölçmek amacıyla çerezler (cookies) kullanıyoruz. Bu panel üzerinden, sitemizde kullanılan çerezlerin kapsamını görebilir ve tercihlerinizi kişiselleştirebilirsiniz.

Kesinlikle gerekli olan çerezler, web sitemizin temel fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için her zaman aktif durumdadır. Diğer çerez gruplarını ise aşağıda yer alan sekmelerden yönetebilirsiniz.