Şehrin Kaosu Artık Dijital Dünyayı da Teslim Aldı
Sabahtan akşama kadar trafikte ömür çürütmek, her köşe başında patlayan bir kanalizasyon borusuyla karşılaşmak veya bitmeyen yol çalışmaları yüzünden cinnet getirmek artık bu şehrin kaderi haline geldi. Hepimiz aynı gemideyiz ve sinirlerimiz yay gibi gergin. Sosyal medya ve haber sitelerinin yorum bölümleri, işte bu kent yorgunluğunun dışa vurulduğu, vatandaşın deşarj olduğu birer savaş alanı haline dönüştü. Ancak kentin sokaklarındaki o kuralsızlık, artık dijital dünyada da nefes alınamaz bir kirlilik yarattı. Artık yeter! Her önüne gelenin, her canı sıkılanın klavye başına geçip sağa sola zehir saçtığı, küfürle hak aradığı o karanlık devir tamamen kapandı.
Eleştiri Hak Ama Hakaret Asla Kabul Edilemez
Bir belediyenin beceriksizliğini, trafiğin felç olmasını veya toplu taşımanın rezaletini eleştirmek en doğal hakkınız. Hatta bu şehirde yaşayan biri olarak bu sizin göreviniz. Ancak eleştiri sınırını aşıp işi küfüre, argoya ve hakarete vardırdığınız anda, savunduğunuz haklı davanızda haksız duruma düşüyorsunuz. Türkiye Cumhuriyeti yasaları bu konuda son derece net ve keskin. Suç veya suçluyu övmekten tutun da, bir başkasının kişilik haklarını zedeleyen o ‘fütursuzca’ yazılan yorumlar artık cezasız kalmıyor. Unutmayın, o bastığınız tuşların birer hukuki karşılığı var. Klavyenizin arkasına saklanıp insanlara kin ve nefret kusmak sizi korumaz, aksine doğrudan hedef haline getirir.
Sadece Ne Söylediğiniz Değil Nasıl Söylediğiniz de Önemli
Bir derdinizi anlatırken tamamı büyük harflerden oluşan cümleler kurmak, sanal dünyada ‘bağırmak’ anlamına gelir. Kimse sizin dijital gürültünüzü çekmek zorunda değil. Kent kültürüne sahip çıkmak, sadece sokaktaki çöpleri toplamakla değil, dilimize ve imlamıza sahip çıkmakla başlar. Düzgün bir Türkçe ile derdini anlatamayan birinin, kentin karmaşasına çözüm beklemesi ne kadar inandırıcı olabilir? İmla kurallarına uymak, noktasına virgülüne dikkat etmek sadece birer şekil şartı değil, muhatabınıza duyduğunuz saygının göstergesidir. Reklam kokan hareketlerden, gizli tanıtımlardan ve kişisel veri güvenliğini hiçe sayan paylaşımlardan uzak durmak, modern bir kentli olmanın asgari şartıdır.
Dijital Ayak İzleriniz Takip Altında
Birçok kişi ‘yazarım geçerim’ diye düşünüyor ama işin aslı hiç de öyle değil. Paylaştığınız her yorumun hukuki sorumluluğu tamamen size ait. Yarın bir gün bir savcılık soruşturması açıldığında veya bir tazminat davası kapınıza dayandığında, bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılabileceğini aklınızdan çıkarmayın. Şehrin altyapısı bozuk olabilir, yollar köstebek yuvasına dönebilir, trafikten dolayı eve iki saat geç gidebilirsiniz; ancak bu durum size başkalarına saldırma, ırkçı veya cinsiyetçi ifadeler kullanma hakkı vermez. Bu kenti daha yaşanabilir kılmak istiyorsak, önce birbirimize hitap şeklimizi düzeltmemiz gerekiyor. Kurallara uymayan, nefreti körükleyen ve toplumu kutuplaştıran her türlü içerik, bu dijital meydandan sökülüp atılacaktır.






