MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9808 ▲ %0,02
EURO 53,5307 ▲ %0,29
ALTIN 6.597,72 ▲ %0,66

Karaman’ın Güneşi ve Geleceği Üzerinde Kara Bulutlar

Anadolu’nun kadim topraklarında, güneşin en cömert olduğu şehirlerden biri olan Karaman, bugünlerde hem içini ısıtan ışığın hem de o ışığın üzerine çöken belirsizliğin sancısını yaşıyor. Cumhuriyet Halk Partisi Karaman İl Başkanı Av. Ahmet Recai Evecen’in kamuoyuna taşıdığı endüstriyel ve ekonomik kaygılar, aslında sadece bir siyasi eleştiri değil; bir şehrin kendi öz kaynakları üzerindeki hak arayışı olarak yankılanıyor. Elektrik Üretim AŞ ile Suudi Arabistan merkezli ACWA Power arasında imzalanan enerji anlaşması, Karaman semalarında “büyük yatırım” etiketiyle sunulsa da, bu ışıltılı paketin içinden çıkanlar Karaman halkının yüreğinde derin bir kuşku bırakıyor.

Karaman’ın Kaderi Kapalı Kapılar Ardında mı Çiziliyor?

Bir şehrin toprağı, suyu ve güneşi, o şehirde yaşayan insanların sadece mirası değil, aynı zamanda gelecek güvencesidir. Başkan Evecen, bu devasa projenin Karaman’ın seçilmişlerini, belediyesini ve meslek örgütlerini dışlayarak yürütülmesine tepki gösterirken, aslında çok insani bir noktaya parmak basıyor: Aidiyet duygusu. Karamanlıların haberi olmadan, Karaman’ın Taşeli bölgesinde hayata geçirilmesi planlanan bu projenin yarattığı belirsizlik, bölge halkını kendi evinde yabancı hissettiriyor. Evecen, yerli yatırımcıya iki yıldır kapasite engeli çıkarılırken, yabancı sermayeye kırmızı halı serilmesinin kamu vicdanını yaraladığını dile getiriyor. Kendi güneşimizden üretilen elektriğe, kendi topraklarımızda neden dolar ve euro bazlı bedeller ödemek zorunda kalacağımız sorusu, bugün her Karamanlının zihninde cevapsız bir soru işareti olarak asılı duruyor.

Ekonomik Prangalar ve Doğanın Sessiz Çığlığı

Mesele sadece bir enerji yatırımı değil; bir ülkenin stratejik egemenliği ve ekolojik dengesidir. Enerji şalterinin kimin elinde olduğu, milli güvenlikten bağımsız düşünülemez. Başkan Evecen’in de vurguladığı gibi, riskin tamamen millete yıkıldığı, kazancın ise yabancı şirketlerin kasasına aktığı bir model, yatırım değil bir tür sömürü düzenine dönüşme riski taşıyor. Üstelik bu durumun bir de doğa boyutu var. Karaman’da son yıllarda azalan kar yağışlarının, devasa güneş paneli tarlalarının yarattığı mikroklima etkisiyle bir bağı olup olmadığı henüz bilimsel olarak aydınlatılabilmiş değil. Ekolojik denge gözetilmeden, halkın rızası alınmadan ve yerel dinamikler sürece dahil edilmeden atılan her adım, Karaman’ın geleceğine vurulan bir zincir niteliğinde.

Sonuç olarak, Karaman sadece bir harita üzerindeki yatırım alanı değildir; bu şehir, her sabah güneşle uyanan insanların yuvasıdır. Evecen’in de altını çizdiği üzere, yatırıma değil adaletsizliğe, kalkınmaya değil imtiyazlara karşı durmak, bir şehrin onurunu korumak anlamına geliyor. Karaman’ın güneşi, başka ülkelerin ekonomisini aydınlatmak için değil, öncelikle Karamanlının refahı ve Türkiye’nin geleceği için parlamalıdır. Şeffaflıktan uzak her anlaşma, bu kadim şehrin geleceğine düşen bir gölgeden farksızdır.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir