Karamanoğlu Mehmet Bey’in Mirası 748 Yaşında
Türk dilinin bağımsızlık fermanı olarak kabul edilen o meşhur adımın üzerinden tam 748 yıl geçti. 13 Mayıs 1277’de Karamanoğlu Mehmet Bey’in ‘Bugünden sonra divanda, dergahta, bargahta, mecliste ve meydanda Türkçeden başka dil kullanılmaya’ diyerek başlattığı dil devrimi, Karaman’da beş gündür süren coşkulu etkinliklerle kutlanıyor. Eğitim dünyasının içinden gelen biri olarak söyleyebilirim ki, dilini kaybeden bir neslin, küresel iş dünyasında kendi kimliğiyle varlık göstermesi imkansızdır. Bu yılki kutlamalar, tam da bu bilinçle gençlerin merkezde olduğu devasa bir organizasyona dönüştü.
8 Bin 500 Kelime Can Buldu: Yürüyen Sözlük
Karaman sokakları bugün sadece insan trafiğine değil, tarihin derinliklerinden süzülüp gelen kelimelerin resmi geçidine şahitlik etti. ‘Yürüyen Sözlük’ adı verilen etkinlik kapsamında tam 8 bin 500 öğrenci, ellerinde Kaşgarlı Mahmud’un ölümsüz eseri Divanu Lugati’t-Türk’te yer alan kelimelerin yazılı olduğu dövizlerle yürüdü. Kemal Kaynaş Stadyumu önünde toplanan binlerce genç, her bir kelimeyi temsilen birer meşale gibi şehri dolaştı. Molla Fenari Caddesi üzerinden Aktekke 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’na kadar uzanan bu insan seli, ailelerin çocuklarının geleceğine dair duyduğu kaygıları bir nebze de olsa kültürel bir güvene bıraktı.
Gençlerin Türkiye Haritası Koreografisi
Meydana ulaşıldığında ortaya çıkan tablo, sadece görsel bir şölen değil, aynı zamanda bir birlik mesajıydı. 8 bin 500 öğrenci, meydanda dev bir Türkiye haritası oluşturacak şekilde pozisyon aldı. Halk oyunları ekiplerinin ritimleriyle yankılanan meydanda, protokol üyeleri ve vatandaşlar bu tarihi ana eşlik etti. Etkinliğin en duygusal anlarından biri ise, ‘sahibini arayan mektuplar’ projesi oldu. Yazılan mektuplar balonlara bağlanarak gökyüzüne bırakıldı; bu sembolik hareket, dilin ve kültürün sınır tanımazlığını temsil ediyordu. Vali Hayrettin Çiçek ve Belediye Başkanı Savaş Kalaycı’nın da yakından takip ettiği törenlerde, devletin dile verdiği önem bir kez daha vurgulandı.
Yunus Emre’nin Manevi Huzurunda Dua
Kutlamaların duraklarından biri de Türkçenin en naif sesi olan Yunus Emre’nin türbesiydi. Yunus Emre Camii ve Türbesi’nde gerçekleştirilen programda Kur’an-ı Kerim tilaveti yapıldı. Dilin sadece bir iletişim aracı değil, aynı zamanda bir gönül köprüsü olduğu gerçeği, edilen dualarla pekiştirildi. Eğitim şefi olarak altını çizmeliyim ki; çocuklarımıza iyi bir yabancı dil eğitimi vermeye çalışırken, ana dillerinin zenginliğini unutturmamak, onları iş hayatında çok daha özgüvenli bireyler yapacaktır. Karaman’daki bu kutlamalar, köklerine sıkı sıkıya bağlı bir neslin yetiştiğinin en somut kanıtı olarak kayıtlara geçti.






