MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9755 ▲ %0,01
EURO 53,6345 ▲ %0,51
ALTIN 6.657,32 ▲ %1,57

Karaman’da Yağışlara Rağmen Su Krizinde “Aldanmayın” Uyarısı

Karaman Ziraat Odası Başkanı Mehmet Bayram, kentte son dönemde gözlemlenen yağış artışına rağmen su kaynaklarındaki kritik durumun devam ettiğini belirterek çiftçileri ve tüm vatandaşları önemli bir rehavet riskine karşı uyardı. Bayram, barajlardaki ve yer altı su kuyularındaki seviyelerin hâlâ istenilen düzeye ulaşamadığını vurgulayarak, kısa süreli yağışların yanıltıcı olabileceğini ve su yönetiminde gösterilecek gevşekliğin büyük riskler taşıdığını ifade etti. Bölgenin su kaynaklarına bağımlılığı göz önüne alındığında, her damla suyun kıymetinin bilinmesi gerektiğinin altını çizdi.

Karaman, coğrafi yapısı gereği su kaynakları bakımından büyük ölçüde yer altı sularına bağımlı bir bölge konumunda. Özellikle tarımsal üretimin yoğun olduğu alanlarda, sulamanın önemli bir bölümü yer altı kuyularından çekilen suyla sağlanıyor. Son yıllarda yaşanan kuraklıklar ve artan su tüketimi, yer altı su seviyelerinde ciddi düşüşlere neden olmuştu. Başkan Bayram, son aylardaki yağışların bu düşüşü ancak kısmen telafi edebildiğini ve bölgenin uzun vadeli su ihtiyacını karşılamaktan uzak olduğunu dile getirdi.

Bayram açıklamasında, “Son aylardaki yağış artışı, geçmiş yıllarda yaşanan su sıkıntısını bir nebze hafifletti ve geçen yıl bu dönemde başlayan yoğun su çekimine kıyasla kuyular üzerindeki baskıyı azalttı. Ancak mevcut tablo hâlâ istenilen seviyede değil. Bu nedenle suyu dikkatli ve bilinçli kullanmak zorundayız. Çiftçilerimizin ve tüm halkımızın bu gerçeği göz ardı etmemesi hayati önem taşıyor” dedi.

Su Kaynakları Alarm Veriyor: Barajlarda Durum Kritik

Karaman ve çevresindeki barajların mevcut doluluk oranları, bölgedeki su sıkıntısının boyutlarını açıkça ortaya koyuyor. Ziraat Odası Başkanı Mehmet Bayram’ın paylaştığı verilere göre, bölgedeki üç önemli barajın doluluk oranları endişe verici seviyelerde. Maksimum işletme hacmi 164 milyon metreküp olan Gödet Barajı’nda mevcut su hacmi sadece 19 milyon metreküp olup doluluk oranı %12’de kalırken, kullanılabilir su miktarı 9 milyon metreküp seviyesinde bulunuyor. Maksimum işletme hacmi 31 milyon metreküp olan Ayrancı Barajı’nın doluluk oranı %32 (10 milyon metreküp mevcut su hacmi) ile nispeten daha iyi görünse de, asıl kritik durum 135 milyon metreküp kapasiteli İbrala Barajı’nda yaşanıyor. İbrala Barajı’nda mevcut su hacmi sadece 8 milyon metreküp olup doluluk oranı %6’ya düşmüş durumda, kullanılabilir su miktarı ise 3 milyon metreküp ile alarm veriyor.

Bu veriler, özellikle Gödet ve İbrala Barajı’nda su seviyelerinin kritik düzeyde olduğunu gözler önüne seriyor. Tarımsal sulama sezonunun yaklaşmasıyla birlikte, mevcut suyun çok daha planlı ve tasarruflu kullanılması zorunluluğu ortaya çıkıyor. Yetersiz su kaynakları, önümüzdeki dönemde tarımsal üretimde kısıtlamalara yol açabilir ve çiftçilerin ürün desenlerini yeniden gözden geçirmesine neden olabilir.

Yağışların türünün de yer altı su rezervleri açısından büyük önem taşıdığına dikkat çeken Bayram, kar ve yağmur yağışlarının etkilerinin farklı olduğunu vurguladı. Kar yağışları, toprağa yavaş bir şekilde sızarak yer altı su kaynaklarını uzun vadede beslerken, ani ve yoğun yağmur yağışlarının çoğu zaman yüzey akışına dönüşerek barajlara katkı sağladığını ancak yer altı su rezervlerini yeterince besleyemediğini belirtti. Bu durum, sadece toplam yağış miktarının değil, yağış şeklinin de su yönetimi açısından ne denli önemli olduğunu gösteriyor.

Son yağışlar bir nebze sevindirici olsa da, Mehmet Bayram yer altı su rezervleri açısından kalıcı ve yeterli bir toparlanma anlamına gelmediğini yineleyerek, su riskinin devam ettiğini vurguladı. Geçtiğimiz yıllarda yaşanan ağır kuraklıkla kıyaslandığında bu yıl yağışlarda bir artış gözlense de, bunun kalıcı bir çözüm olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti. Çiftçilere, tarımsal üretimde sürdürülebilirlik için su kaynaklarının çok daha dikkatli yönetilmesi çağrısında bulunarak, ürün planlaması yapılırken mevcut su durumu ve gelecek projeksiyonlarının mutlaka göz önünde bulundurulması gerektiğini hatırlattı.

Uzmanlar ve sektör temsilcileri, Karaman’da su kaynaklarının korunması, etkin ve sürdürülebilir bir şekilde yönetilmesi için hem çiftçilerin modern sulama tekniklerine yönelmesi hem de kamu kurumlarının entegre su yönetimi stratejilerini geliştirmesi gerektiğini belirtiyor. Aksi takdirde, su kıtlığının ekonomik ve sosyal hayat üzerindeki olumsuz etkileri kaçınılmaz hale gelecektir.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir