Eğitim Haftasında Boğazlar Düğümlendi
Yeni bir eğitim-öğretim haftası genellikle neşeyle, çocuk sesleriyle ve okul bahçelerindeki o tatlı telaşla başlar. Ancak Karaman’da bu sabah durum bambaşkaydı. Okul zili çaldı çalmasına ama o neşeli seslerin yerini derin, boğucu bir sessizlik aldı. İstiklal Marşı’nın gür sedası yankılandıktan hemen sonra, tüm kentte zaman adeta durdu. Bir dakikalık saygı duruşu sırasında sadece rüzgarın sesi duyuluyordu. Bu kez sadece protokol gereği değil, gerçekten içimiz yandığı için sustuk. Kaybedilen her bir canın, her bir öğretmenin ve o fidan gibi öğrencilerin hatırası, okul bahçelerinde adeta somut birer hüzne dönüştü.
Acının Ekonomisi Olmaz Ama Boşluğu Dolmaz
Lafı hiç dolandırmayalım; bir ülkenin en büyük sermayesi parasından pulundan önce yetiştirdiği insanıdır. Bir öğretmeni kolay mı yetiştiriyoruz? Yıllarca emek, binlerce liralık yatırım ve en önemlisi büyük bir idealizm… Keza o sıralarda oturan her bir öğrenci, bu ülkenin gelecekteki doktoru, mühendisi ya da işçisi. Biz Karaman’da sadece canlarımızı değil, aslında geleceğimizden de bir parçayı toprağa verdik. Bu kaybın maliyetini hiçbir bütçe hesabı açıklayamaz, hiçbir sigorta poliçesi bu boşluğu dolduramaz. Eğitim camiası bu sabah sadece dua etmedi, aynı zamanda koca bir hüzün yükünü omuzladı.
Dualar Aziz Hatıralar İçin Yükseldi
Törenin devamında, hayatını kaybeden öğretmenler ve öğrenciler için edilen dualar gökyüzüne ulaştı. Hatıralar tek tek yad edilirken, geride kalanların gözlerindeki o buğulu bakış her şeyi özetliyordu. Sınıflara girildiğinde bazı sıraların boş kalması, sadece fiziksel bir eksiklik değil, kalplerde açılan devasa bir gediktir. Eğitim dünyası, yaşanan bu acıların ortak olduğunu ve her bir ferdin bu kederi iliklerine kadar hissettiğini vurguladı. Benzer acıların, ihmallerin ya da kazaların bir daha yaşanmaması ise herkesin ortak temennisiydi. Ama gerçek şu ki; giden gelmiyor ve geride sadece paylaşılan büyük bir hüzün kalıyor.
Bir Daha Yaşanmasın Demek Yetmiyor
Cenaze törenleri ve anma merasimleri, bizlere hayatın ne kadar pamuk ipliğine bağlı olduğunu bir kez daha gösterdi. Karaman halkı ve eğitimciler, kederli ailelerin yanında durarak bu zor günleri el birliğiyle atlatmaya çalışıyor. Milletimizin başı sağ olsun demek bir teselli olsa da, bu ateş düştüğü yeri yakıp kavurmaya devam ediyor. Şimdi yapılması gereken, bu acıları sadece anmak değil, benzer trajedilerin önüne geçecek adımları her alanda daha kararlı atmaktır. Çünkü biz bir öğretmenimizi daha kaybetmeyi, bir evladımızı daha toprağa vermeyi kaldıracak güçte değiliz. Karaman bugün sadece ağlamadı, aynı zamanda kaybettiği değerlerin arkasından büyük bir iç çekti.






