Yaklaşan kurban bayramı öncesinde, hayvancılık sektöründeki maliyet artışları ve piyasa dengeleri hem üreticiyi hem de vatandaşı düşündürüyor. Karaman Ziraat Odası Başkanı Mehmet Bayram, kurban ibadetinin toplumsal dayanışma boyutuna dikkat çekerek, son yıllarda giderek artan yurt dışı kurban bağışlarının yerli hayvancılığa vurduğu darbeye karşı çok net uyarılarda bulundu. Bayram, kurban bağışlarının sınır ötesine kaymasının yurt içindeki dar gelirli aileleri ve zor şartlar altında üretim yapmaya çalışan besicileri mağdur ettiğini belirtti.
Yurt Dışı Bağışları Yerli Üreticiyi Vuruyor
Türkiye’de girdi maliyetlerinin yükselmesiyle birlikte kurbanlık fiyatları küresel ortalamanın üzerinde seyrediyor. Bu durum, bütçesini düşünen birçok vatandaşı, dernek ve vakıfların yurt dışı için belirlediği daha düşük bedelli kurban bağışlarına yönlendiriyor. Karaman Ziraat Odası Başkanı Mehmet Bayram, bu eğilimin yerli üretime ciddi zarar verdiğini ifade etti. Bayram, “Ülkemizde kurbanlık fiyatları dünyanın birçok ülkesine göre daha yüksek olduğu için bağışlar yurt dışına kayıyor. Ancak kendi üreticimizin ayakta kalması, hayvancılığın sürdürülebilirliği için önceliğimiz kendi topraklarımız olmalı” diyerek tehlikenin boyutunu gözler önüne serdi.
“Kurban Eti Bekleyen Binlerce Dar Gelirli Var”
Meseleyi sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal bir sorumluluk olarak ele almak gerekiyor. Ülke genelinde, özellikle de Karaman özelinde, sadece kurban bayramında evine et girebilen binlerce dar gelirli aile, emekli ve ihtiyaç sahibi bulunuyor. Bağışların başka ülkelere yönlendirilmesi, bu ailelerin bayram sevincinden mahrum kalması anlamına geliyor. Kurbanın özünün paylaşmak ve en yakın çevreden başlamak olduğunu hatırlatan oda başkanı, “Kurban etini yılda bir kez görebilen yoksul ailelerimiz, dar gelirlilerimiz bu bayramı umutla bekliyor. Paylaşacaksak, önce en yakınımızdaki komşumuzdan, kendi insanımızdan başlamalıyız” şeklinde konuştu.
“Zincir Marketler Yerine Yerli Besiciyi Destekleyin”
Televizyon ekranlarında ve dijital mecralarda yürütülen yoğun bağış kampanyalarının ibadetin ruhunu ticari bir boyuta taşıdığı eleştirisinde bulunan Mehmet Bayram, vatandaşların kolaycılığa kaçmaması gerektiğini vurguladı. Büyük zincir marketlerin veya küresel yardım organizasyonlarının aracı kılınması yerine, doğrudan yerel pazarlardan, köydeki besiciden kurbanlık alınmasının yerel ekonomiye can suyu olacağını belirtti. Kazancın memlekette kalmasının, tarımsal üretimin devamlılığı için hayati önem taşıdığını söyleyen Bayram, kurban ibadetinin bir yük değil, imkanı olanın en yakınındakiyle kurduğu bir köprü olduğunu ifade etti.
Kaynak: Karamanda Uyanış






