TÜİK, Mayıs ayına ilişkin taşıt kayıt verilerini yayınladı ve bürokrasinin o soğuk rakamlarının arkasındaki acı reçete nihayet gün yüzüne çıktı. İlk bakışta Karaman genelinde trafiğe kayıtlı araç sayısı 121 bin 334’e ulaşmış görünüyor. Ancak satır aralarını okuduğumuzda, ne Karaman’da ne de Türkiye genelinde işlerin yolunda gitmediğini, vatandaşın kontak kapatma noktasına geldiğini net bir şekilde görüyoruz.
Karaman Yollarında Sessiz Kriz
Karaman’da trafiğe kayıtlı araç sayısının 121 bini aşması bir başarı hikayesi gibi sunulsa da madalyonun diğer yüzü oldukça karanlık. Yüksek enflasyon, fahiş kredi faizleri ve cep yakan akaryakıt fiyatları, Karamanlıyı tekerlek döndüremez hale getirdi. Kentteki araç yoğunluğunun artması, refah seviyesinin yükseldiğini değil, aksine toplu taşıma yetersizlikleri ve zorunlu bireysel mobilite ihtiyacını gösteriyor. İnsanlar artık keyif için değil, sadece işe gidip gelebilmek için borç harç içinde araç sahibi olmaya çalışıyor.
Türkiye Genelinde Büyük Çöküşün Resmi
Gelelim Türkiye geneli verilerindeki o çarpıcı detaylara. Mayıs ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre tam %12,3 azaldı. Daha da vahimi, geçen yılın aynı ayına göre yaşanan %24,1’lik devasa gerileme. Bu sıradan bir düşüş değil; bu, otomotiv sektörünün frene değil doğrudan el frenine asıldığının kanıtıdır. Traktör satışlarındaki %50,9’luk çöküş ise tarım sektörünün can çekiştiğini, Karaman gibi tarım kentlerindeki üreticinin artık yeni ekipman alamayacak kadar borç batağında olduğunu gösteriyor.
Cebimizdeki Yangın Yakıt Seçimini Belirliyor
Vatandaşın çaresizliği motor silindir hacimlerinde ve yakıt tercihlerinde kendini ele veriyor. Ocak-Mayıs döneminde trafiğe kaydı yapılan otomobillerin %32,7’si 1300 ve altı motor hacmine sahip. Bu ne anlama geliyor? Türk insanı artık performansı, konforu bir kenara bıraktı; sadece “en az yakan” arabayı arıyor. Benzin ve motorin fiyatları uçuşa geçmişken, hibrit ve elektrikli araçlara yönelim artsa da, yollardaki hakimiyet hala yüksek maliyetli eski teknolojilerde kalmaya devam ediyor. Renk seçiminde bile %41,9 ile gri rengin tercih edilmesi, vatandaşın “ileride satarken zorlanmayayım” endişesi taşıdığını, yani arabayı bir zevk değil, her an nakde çevrilebilecek bir yatırım aracı olarak gördüğünü kanıtlıyor.
Kaynak: Karamanda Uyanış






