Tarım Şehrinde Su Sevinci: Bu Sadece Bir Dua Değil
Karaman’ın can damarı Sudurağı beldesinde geçtiğimiz günlerde sessiz sedasız ama aslında hepimizin cebini yakından ilgilendiren bir buluşma gerçekleşti. Vali Hayrettin Çiçek ve beraberindeki devlet erkanı, kış boyunca toprağa düşen bereketli yağmurların ardından bir araya gelerek ‘Şükür Duası’ yaptı. Peki, bir ekonomi şefi olarak size sorayım: Bu dua sadece manevi bir ritüel mi, yoksa yaklaşan hasat mevsiminin maliyet haritası mı? Elbette ikincisi. Toprak suya doyduğunda, barajlar dolduğunda, çiftçinin yüzü güldüğünde aslında hepimizin tenceresindeki o bitmek bilmeyen enflasyon yangınına bir nebze de olsa su serpilmiş oluyor.
Pazardaki Etiketi Sudurağı Belirliyor
Sudurağı Belediye Başkanı Mehmet Gül’ün ev sahipliğinde düzenlenen programda, İl Müftüsü Faruk Gürbüz’ün ellerini semaya açarak yaptığı duaya sadece bürokratlar değil, aslında tüm bir şehrin umudu ‘amin’ dedi. Vali Çiçek’in altını çizdiği o ‘sevindirici yağışlar’ meselesi çok kritik. Şöyle bir düşünün; eğer bu kış kurak geçseydi, yaz aylarında sulama maliyetleri tavan yapacak, yer altı sularını çekmek için harcanan elektrik faturaları çiftçinin belini bükecekti. Sonuç ne mi olacaktı? Manav tezgahında gördüğünüz o domatesin, biberin, ekmeğin fiyatı ikiye katlanacaktı. İşte bu yüzden Sudurağı’ndaki bu şükür sahnesi, aslında dar gelirlinin sofrasındaki bir dilim fazladan ekmeğin teminatıdır.
Ekonominin Kurmayları Neden Sahadaydı?
Dikkat ettiniz mi bilmem, heyet sadece mülki amirlerden oluşmuyor. İl Tarım ve Orman Müdürü Hatice Bulut ile Defterdar Aliaddin Karpınar da oradaydı. Tarımın ve paranın başındaki isimlerin aynı karede olması, durumun ekonomik ciddiyetini özetliyor. Tarımsal üretimde verimlilik demek, Türkiye’nin gıda ithalatına ayırdığı dövizin cebinde kalması demektir. Karaman gibi bir tarım üssünde toprağın cömert davranması, yerel ekonominin çarklarını yağlar. Esnafın iş yapması, çiftçinin borcunu ödeyebilmesi ve en önemlisi biz tüketicilerin ‘bu mevsimde bu fiyat olur mu?’ feryadının dinmesi bu bereketli sezonun geçmesine bağlı.
Görünmeyen Fatura: Kuraklığın Bedeli Ağır Olurdu
Şimdi eğri oturalım doğru konuşalım; eğer gökyüzü bu kadar cömert olmasaydı, bugün şükür duasını değil, kuraklık tazminatlarını ve tarlada kalan mahsulü konuşuyor olacaktık. Vali Çiçek’in temennisi olan ‘bereketli sezon’, aslında hepimiz için bir nefes borusu. Sudurağı’ndan yükselen bu olumlu tablo, yaz aylarında gıda enflasyonuna karşı en doğal fren mekanizması olacak. Umarız bu bereket, sadece tarlada kalmaz; lojistikçinin mazotundan haldeki komisyoncuya, oradan da market rafına kadar o ‘indirim’ rüzgarı olarak yansır. Çünkü vatandaşın duası da, cebindeki paranın değerini korumasından başka bir şey değil.






