Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından paylaşılan 2025 yılı Evlenme ve Boşanma İstatistikleri, ülkenin toplumsal yapısındaki derin dönüşümü gözler önüne seriyor. Özellikle İç Anadolu’nun kadim kenti Karaman, bu istatistiklerdeki dikkat çekici konumuyla sosyal bilimcilerin ve yerel idarecilerin odağına yerleşti. 2025 verileri, geleneksel aile yapısının en güçlü olduğu varsayılan illerden biri olan Karaman’ın, boşanma hızında Türkiye genelinde beşinci sıraya yükseldiğini ortaya koyuyor. Bu durum, sadece yerel bir mesele değil, modernleşen Türkiye’nin değişen sosyal dinamiklerinin bir yansıması olarak okunuyor.
Karaman’da Sosyal Değişim: Boşanma Hızında Beklenmedik Yükseliş
Karaman, tarihi boyunca tarım ve sanayi kenti kimliğiyle bilinse de, son yıllarda demografik hareketlilik ve kentleşme süreçleriyle farklı bir çehre kazanmıştır. TÜİK raporuna göre, kentteki kaba boşanma hızı binde 2,88 olarak kaydedildi. Bu oran, Türkiye ortalaması olan binde 2,26’nın bir hayli üzerinde seyrediyor. Karaman, bu istatistikle İzmir, Antalya ve Denizli gibi metropollerle aynı listede, beşinci sırada yer bularak dikkatleri üzerine çekti. Şehirdeki evlilik sayıları ise 2023 yılında 1.901 iken, 2025 yılında 1.725’e gerileyerek son beş yılın en düşük seviyelerinden birine ulaştı. Bölgenin demografik yapısı incelendiğinde, bu düşüşün genç nüfusun eğitim ve iş imkanları nedeniyle metropollere göç etmesiyle de yakından ilgili olduğu değerlendiriliyor.
Türkiye Genelinde Evlilik Yaşı Yükseliyor, Boşanmalar İlk Beş Yılda Yoğunlaşıyor
Ulusal ölçekte bakıldığında, 2025 yılında evlenen çiftlerin sayısı 552 bin 237’ye düşerken, boşanan çiftlerin sayısı 193 bin 793’e tırmandı. Bu rakamlar, aile kurumunun sürdürülebilirliği noktasında yeni bir döneme işaret ediyor. Özellikle ilk evlenme yaşının erkeklerde 28,5, kadınlarda ise 26,0’a yükselmesi, gençlerin ekonomik ve kariyer odaklı nedenlerle evliliği ertelediğini gösteriyor. Türkiye’deki hukuk sistemine göre boşanma süreçleri, Türk Medeni Kanunu çerçevesinde anlaşmalı veya çekişmeli olarak yürütülmektedir. Adli süreçlerde özellikle çocukların velayeti en kritik aşamayı oluşturmaktadır. 2025’te gerçekleşen boşanmaların %34’ünün evliliğin ilk beş yılında vuku bulması, ‘ilk yıllar krizi’ olgusunu istatistiksel olarak doğruluyor.
Boşanma süreçlerinin en hassas tarafı olan çocuklar için 2025 yılı verileri, 191 bin 371 çocuğun velayetinin karara bağlandığını gösteriyor. Türk hukuk uygulamasında çocuğun üstün yararı ilkesi gözetilerek velayetlerin %74,6’sı anneye bırakıldı. Öte yandan, küresel hareketliliğin bir sonucu olarak yabancı evlilikler de çeşitlilik göstermeye devam ediyor. Türkiye genelinde Suriyeli gelin ve damatlar ilk sırada yer alırken, onları Alman ve Özbek uyruklu vatandaşlar takip ediyor. Karaman ve Türkiye genelindeki bu veriler, sosyal politikaların ve aile destek mekanizmalarının yerel ölçekte yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini sessiz ama güçlü bir şekilde haykırıyor.






