Enflasyon Faturası: Kreşler ve Kent Lokantaları Neden Hayat Kurtarıyor?
Vatandaşın cebine yansıyan ağır enflasyon faturası, aile bütçelerini her geçen gün biraz daha boğuyor. Temel gıda maddelerinden barınma maliyetine kadar her kalemde yükselen fiyatlar, özellikle düşük gelirli haneleri işsizlik ve yoksulluk sarmalına itiyor. İşte tam da bu noktada, yerel yönetimlerin sunduğu sosyal imkanlar, bir lüks olmaktan çıkıp hayatta kalma mücadelesinin anahtarı haline geliyor. Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) Karaman Kadın Kolları’nın 1930 Belediye Kanunu’nun 96. yıl dönümü vesilesiyle yaptığı açıklama, bu ekonomik zorlukların görünmeyen yüzünü gözler önüne seriyor.
Açıklamada, kadınların siyasetteki varlığının sadece sembolik bir hak değil, aynı zamanda ekonomik kararların halkın yararına çevrilmesi için bir zorunluluk olduğu vurgulanıyor. 96 yıl önce Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vizyonuyla Türk kadınına tanınan seçme ve seçilme hakkı, sadece siyasi bir devrim değildi; aynı zamanda toplumsal kalkınmanın da başlangıcıydı. İlk kadın belediye başkanı Sadiye Hanım’dan, ilk kadın muhtar Gül Esin’e kadar uzanan bu mücadele, bugün hala gericilik ve vesayet zihniyetinin baskısı altında kalmaya devam ediyor.
Çalışan Kadınların Önündeki Engeller ve Yerel Çözümler
Türkiye’de kadınların iş gücüne katılımının önündeki en büyük engellerden biri, uygun maliyetli çocuk bakımı hizmetlerinin yetersizliğidir. Özel kreşlerin astronomik fiyatları, annelerin evde kalmasına ve potansiyel gelir kaynağından vazgeçmesine neden oluyor. CHP’li belediyeler, bu duruma karşı çıkarak kısa sürede 801 kreş açarak, hem kadınlara iş kapısı aralıyor hem de çocukların güvenli bir ortamda eğitim almasını sağlıyor. Bu kreşler, bir yandan aile bütçesine doğrudan katkı sağlarken, diğer yandan yerel ekonomiye can suyu veriyor.
Aynı şekilde, derin yoksullukla mücadele eden vatandaşlar için hayati önem taşıyan diğer projeler de ön plana çıkıyor. CHP’li belediyelerin 172 Kent Lokantası ile düşük gelirli vatandaşlara ucuz ve kaliteli gıda sunması, 173 Halk Market ve Halk Ekmek noktaları ile halkın bütçesini koruması, enflasyonun yıkıcı etkilerine karşı bir kalkan görevi görüyor. Bu sosyal tesisler, siyasi bir duruşun ötesinde, vatandaşın sofrasındaki ekmeği koruma mücadelesidir.
Kayyum Atamaları ve Vesayet Zihniyetinin Ekonomik Faturası
Açıklamada, hükümetin yerel yönetimlere müdahale etme çabaları ve kayyum atamaları da sertçe eleştiriliyor. Halkın oylarıyla seçilen belediye başkanlarının görevden uzaklaştırılması, sadece demokrasiye vurulan bir darbe değil, aynı zamanda yerel kalkınma projelerinin sekteye uğraması anlamına da geliyor. Bir belediyenin kayyuma devredilmesi, halkın ihtiyaçlarını gözeten sosyal projelerin durdurulması, maliyetlerin artması ve kaynakların israf edilmesi riskini beraberinde getiriyor.
CHP, yerel yönetimlerin halkın iradesiyle yönetilmesinden vazgeçilmeyeceğini vurgularken, kadınların siyasette eşit temsilinin önemini bir kez daha hatırlatıyor. Eşitlik olmadan tam demokrasinin olmayacağı ve kadınların siyasetin karar mekanizmalarının vazgeçilmez ortağı olduğu mesajı, hem sosyal hem de ekonomik kalkınmanın anahtarı olarak sunuluyor. Vatandaşın. Kılıçkaya’da Türkiye’nin ilk kadın belediye başkanı Sadiye Hanım’ı anan bu açıklama, 96 yıllık mücadelenin bugün de ekonomik zorluklarla boğuşan vatandaşın yanında durduğunu gösteriyor.






