Hakkari’den Gelen Haber Yürekleri Ağza Getirdi
Hakkari Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nde görev yapan genç bir psikolog, kurum içerisinde uğradığı korkunç saldırıyla şu an yoğun bakımda yaşam mücadelesi veriyor. Kesici ve delici aletle hedef alınan sosyal hizmet emekçisinin durumu ciddiyetini korurken, bu olay bardağı taşıran son damla oldu. Genel Sağlık-İş Karaman İl Temsilcilik Başkanı Ali Sunaoğlu, yaşanan facianın sadece münferit bir saldırı olmadığını, Bakanlığın “Sosyal Risk Haritası” projesindeki plansızlığın bir sonucu olduğunu iddia ederek adeta ateş püskürdü.
Sosyal Risk Haritası mı Yoksa Emekçi Kıyımı mı?
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından büyük umutlarla ve “toplumdaki riskleri önceden tespit edeceğiz” mottosuyla hayata geçirilen Sosyal Risk Haritası projesi, saha çalışanları için kabusa dönmüş durumda. Projenin teorideki amacı sosyal sorunlara erken müdahale etmek olsa da, pratikteki karşılığı çalışanlar için ciddi güvenlik zafiyetleri barındırıyor. Sendika temsilcisi Sunaoğlu, projenin “ben yaptım oldu” mantığıyla, hiçbir altyapı hazırlanmadan ve çalışanların can güvenliği düşünülmeden sahaya sürüldüğünü savunuyor. Hukuki dayanağı olmayan ve uygulama esasları belirsiz bu çalışmanın, sosyal hizmet uzmanlarını kurbanlık koyun gibi tehlikeli bölgelere ittiği belirtiliyor.
Kendi Cebinden Benzin, Kendi Telefonundan Veri!
Sosyal hizmet çalışanlarının isyanı sadece güvenlik eksikliğiyle de sınırlı değil. Sahada görev yapan personel, resmi bir araç tahsis edilmediği için kendi özel araçlarıyla tehlikeli bölgelere gitmek zorunda kalıyor. Üstelik resmi bir iletişim kanalı kurulmadığı için kişisel cep telefonlarından veri girişi yapmaya zorlanıyorlar. Boğazına kadar iş yüküne batmış olan çalışanlar, bir de bu projenin bürokratik ağırlığı altında ezilirken, karşılaştıkları riskli ev ziyaretlerinde tamamen korumasız bırakılıyorlar. Sokak röportajlarından riskli aile ziyaretlerine kadar her adımda canını dişine takan emekçiler, devletin kendilerini yalnız bıraktığını düşünüyor.
Kırmızı Çizgi: Can Güvenliği ve Acil Talepler
Genel Sağlık-İş, yaşanan bu son facianın ardından Bakanlığı sert bir dille eleştirerek derhal istifa çağrısında bulundu. Sosyal hizmetin; madde bağımlılığı, şiddet ve toplumsal çatışmalarla doğrudan temas eden yüksek riskli bir kamu hizmeti olduğunun altı çizildi. Sendika, yeni faciaların yaşanmaması için şu acil önlemlerin alınmasını istiyor: Riskli alan ziyaretleri için kesin güvenlik protokolleri oluşturulmalı, saha çalışmalarında kolluk kuvveti desteği zorunlu hale getirilmeli ve hiçbir çalışan asla tek başına sahaya gönderilmemeli. Sosyal hizmet emekçileri, artık “önce uygula sonra düzeltiriz” zihniyetinin faturasını canlarıyla ödemek istemiyor.






