MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9711 ▲ %0,00
EURO 53,6073 ▲ %0,47
ALTIN 6.630,24 ▲ %1,16

Engin Altan Bu Kez Başka: 87 Yıllık Destan Sinemada!

Tiyatrodan Beyaz Perdeye 87 Yıllık Yolculuk

Sokakta kime sorsak, ‘Eskiler bir başkaydı’ der. İşte o eski ruh, şimdi Karaman sokaklarından sinema salonlarına taşındı. Türk edebiyatının ve tiyatrosunun tozlu raflarında bekleyen, ilk kez 1937 yılında usta isim Muhsin Ertuğrul tarafından sahneye konulan o dev eser, tam 87 yıl sonra küllerinden doğdu. Kültür ve Turizm Bakanlığı elini taşın altına koydu, gençlerimiz bu muazzam mirasla sinemada kucaklaştı. Bu sadece bir film gösterimi değil, tarihin tozlu sayfalarından fırlayıp gelen bir saygı duruşu niteliğinde.

Karaman Anadolu Mektebi öğrencileri, yanlarına hocalarını ve Milli Eğitim yetkililerini alarak bu tarihi ana tanıklık etti. Sadece bir film izlemediler aslında; bir devrin sancısını, bir yazarın iç dünyasındaki fırtınaları iliklerine kadar hissettiler. 1 Mayıs’ta vizyona giren bu yapım, öyle sıradan bir ‘gişe filmi’ değil, bir kimlik meselesi gibi karşımızda duruyor. Karaman sokaklarında konuşulan bu etkinlik, gençlerin kültürel bağlarını ne kadar önemsediğini de gözler önüne seriyor. İnsanlar artık boş hikayelerden sıkıldı, böyle köklü ve derinliği olan işleri bekliyor.

Engin Altan Düzyatan ‘Hüsrev’ Rolüyle Devleşti

Halkın içinden biri olarak şunu söyleyebilirim: Engin Altan Düzyatan’ı hepimiz biliyoruz ama bu sefer bambaşka bir adam olmuş. Hüsrev karakterine öyle bir can vermiş ki, sahnede bir oyuncu değil, sanki ruhu daralan, hayatı sorgulayan o yazarın ta kendisi var. Yanında Altan Erkekli, Hakan Meriçler ve Deniz Barut gibi dev isimler de eklenince, ortaya tam bir sanat şöleni çıkmış. Karamanlı gençler filmi izlerken adeta nefeslerini tuttu. Kimisi kendi hayatından bir parça buldu, kimisi de edebiyatın derin sularında kaybolup gitti.

Yönetmen Murat Çeri, işin teknik kısmında harikalar yaratırken, Filimetre Medya Yapım da bu büyük projeyi hayata geçiren gizli kahraman olmuş. Film sadece bizim sokaklarda değil, dünyada da ses getirdi. İran’daki Fecr Film Festivali’nde dünya prömiyerini yapması, Boğaziçi Film Festivali’nde ayakta alkışlanması boşuna değil. Bizim hikayemiz, bizim insanımız artık dünyayı dolaşıyor ve bu gurur hepimizin. Karaman’dan yükselen bu alkış sesleri aslında tüm Türkiye’nin ortak duygusunu yansıtıyor.

Öğrencilerin Gözündeki Işıltı Sanatla Buluştu

Peki, bu etkinlik neden bu kadar önemli? Çünkü sokaktaki genç, sanatın sadece eğlence olmadığını, bir insanın ruhuna nasıl dokunabileceğini kendi gözleriyle gördü. Karaman İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı Abdurrahman Kurt ve beraberindeki heyet, gençleri bu kültürel zenginlikle buluşturarak aslında geleceğe bir tohum ekti. Öğrenciler, edebiyatın o ağır ama bir o kadar da kıymetli havasını sinemanın büyüsüyle soludu. Bu tür adımlar, genç kuşakların milli değerlerini unutmaması adına atılan en büyük adımlardır.

Bir tiyatro yazarının yaşadığı o derin ruhsal çatışmalar, aslında bugün her birimizin yaşadığı modern zaman sıkıntılarının bir aynası gibi. Sanat, insan psikolojisi ve hayatın gerçek anlamı üzerine kurulan bu güçlü mesajlar, izleyen herkesi kendi içine döndürdü. Karamanlı öğrencilerin bu deneyimi, eğitimin sadece dört duvar arasında değil, hayatın tam merkezinde, sanatın kalbinde olduğunu bir kez daha kanıtladı. Sokaktaki vatandaş da artık böyle nitelikli işleri daha çok görmek, bu tür sosyal ve kültürel etkinliklerin mahalle aralarına kadar yayılmasını istiyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir