İstanbul Kongre Merkezi Önünde Akademisyen Eylemi
Öğretmen Sendikası üyesi akademisyenler, vakıf üniversitelerinde görev yapan 200’den fazla meslektaşlarının işine son verilmesine tepki göstermek amacıyla İstanbul Kongre Merkezi önünde toplandı. İstanbul Üniversite Tercih Fuarı’nın gerçekleştirildiği alanda bir araya gelen grup, ihraç edilen akademisyenlerin görevlerine iade edilmesi yönünde çağrıda bulunarak yükseköğretim kurumlarının ticari birer işletme gibi yönetilmesini eleştirdi.
Eyleme, görevden alınan akademisyenlerin yanı sıra vakıf üniversitelerinde eğitimlerini sürdüren öğrenciler de destek verdi. İstanbul Kongre Merkezi önündeki buluşmada katılımcılar, güvenceli çalışma hakları ve demokratik üniversite taleplerini içeren çeşitli sloganlar attı.
Siyasilerden ve Öğrencilerden Destek Açıklaması
Emek Partisi (EMEP) İstanbul Milletvekili İskender Bayhan da protesto alanına gelerek akademisyenlere destek verdi. Bayhan yaptığı konuşmada, çocuklarının geleceği için fedakarlık yapan ailelerin bilim ve eğitim emekçilerinin yanında durması gerektiğini belirtti. Vakıf üniversitelerinin yasal statüsüne değinen Bayhan, mevzuata göre bu kurumların kâr amacı güdemeyeceğini ve akademisyenlerin kamu üniversitelerinden farklı koşullarda çalıştırılamayacağını hatırlatarak mevcut durumu eleştirdi.
Eylem kapsamında, işine son verilen öğretmenlerden Nur Tuğçe Biga ile bazı vakıf üniversitesi öğrencileri de söz alarak akademisyenlerin mücadelesine desteklerini ifade etti. Konuşmaların tamamlanmasının ardından, Öğretmen Sendikası Vakıf Üniversiteleri Birimi adına hazırlanan ortak basın açıklaması, işten çıkarılan akademisyenlerden Derya Avcı Dursun tarafından kamuoyuna okundu.
Yasal Mevzuat ve Kararlara Dikkat Çekildi
Çok sayıda farklı yükseköğretim kurumundan 200’ü aşkın akademisyenin iş akitlerinin feshedildiğine değinilen açıklamada, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve Anayasa’nın 130. maddesi referans gösterildi. Yasaya göre öğretim elemanlarının devamlı statüde çalışması gerektiği ve vakıf üniversitelerindeki idari işlemlerin kâr amacı gütmemesi gerektiği vurgulandı. Yargı kararlarının uygulanmadığı savunulan açıklamada, akademisyenlerin her yıl işsiz kalma kaygısıyla karşı karşıya bırakıldığı ifade edildi.
Akademisyenlerin kararlara katılım süreçlerinden dışlandığı belirtilen açıklamada; üniversitelerdeki keyfi ders yükleri, araştırma görevlilerine yönelik baskılar, zorunlu mesai ve QR kodla ders takibi gibi uygulamaların çalışma barışını bozduğu dile getirildi. Açıklamanın son bölümünde ise işten çıkarmaların durdurulması, görevden uzaklaştırılan akademisyenlerin işlerine iade edilmesi ve anayasal güvencelerin tüm vakıf üniversitesi çalışanlarına eksiksiz uygulanması talep edildi.
Kaynak: Haberler





