Doğa Gövde Gösterisi Yapıyor
Hakkari’de doğa, insanoğlunun tüm teknik hesaplamalarını bir kenara itip kendi kurallarını hatırlattı. Üç gündür aralıksız süren yağışın ardından Sümbül Dağı’ndan kopan devasa kar kütleleri, bölgenin can damarı olan Zap Suyu’nu resmen esir aldı. Bu bir haber değil, doğanın açık bir uyarısıdır; Zap Suyu’nun akışının kesilmesi demek, sadece bir suyun durması değil, ekolojik bir saatin geri saymaya başlaması demektir.
Sessizliğin Altındaki Büyük Tehdit
Kar kütlelerinin nehir yatağını kapatmasıyla oluşan yapay set, şu an bölgedeki en büyük tehlikeyi temsil ediyor. Su birikmeye başladığında oluşan basınç, bu doğal barajın her an patlamasına neden olabilir. Eğer bu set kontrolsüz bir şekilde yıkılırsa, aşağı havzada yaşayanlar için bir doğa olayı, saniyeler içinde bir yıkıma dönüşebilir. Yetkililerin ‘izliyoruz’ demesi yetmez; bu bir hidro-dinamik krizdir ve her geçen dakika risk katlanarak artmaktadır.
Coğrafya Kader Değil, Tedbirsizliktir
Hakkari’nin sarp dağları ve hırçın suları yeni keşfedilmedi. Yıllardır aynı rotada düşen çığlar, aynı nehir yatağını zorlayan doğa olayları varken, bugün Zap Suyu’nun önünün kesilmesine ‘beklenmedik olay’ muamelesi yapmak rasyonel bir yaklaşım değildir. Sümbül Dağı’nın heybeti, sadece bir manzara değil, aynı zamanda bu tür felaketlerin potansiyel merkezidir. Altyapı yatırımları ve yerleşim planları bu gerçekleri görmezden gelerek yapıldığında, bedelini nehir kenarındaki köylü ve şehirdeki vatandaş ödemek zorunda kalıyor.
Felaketin Provası Tamamlandı
Bu olay, gelecekte yaşanabilecek daha büyük felaketlerin küçük bir provası niteliğindedir. Zap Suyu’nun sessizliğe bürünmesi, alt taraftaki yerleşim yerleri için büyük bir gürültünün habercisi olabilir. Nehrin önündeki o devasa kar kütlesi sadece buzu ve karı değil, bölgenin güvenlik açığını da temsil ediyor. Doğayla inatlaşmak yerine, onun akışına göre pozisyon almayan her anlayış, eninde sonunda bu setlerin altında kalmaya mahkumdur. Şimdi izlemeyi bırakıp, suyun önündeki o engelin kontrollü bir şekilde nasıl tahliye edileceğine dair somut adımlar atılmalıdır.






