Adana’nın Çukurova ilçesi, geçtiğimiz Pazar günü sadece bir trafik kazasına değil, toplumsal vicdanı derinden sarsan bir trajediye sahne oldu. Ankara’dan geçici görevle kente gelen Sayıştay Denetçisi Hilal Öztürk, henüz 1,5 yaşındaki evladı Mahmut Fatih ile birlikte, şehir hayatının en temel kuralı olan yaya geçidini kullanarak karşıya geçmek istedi. Ancak en güvenli olması gereken o birkaç metrelik alan, kuralsızlığın ve denetimsizliğin kurbanı olan küçük bir canın son durağı oldu.
Trafikte Kuralsızlık ve Bir Ailenin Dinmeyen Acısı
Güvenlik kameralarına yansıyan dehşet anları, trafikteki ‘sağ şerit’ kuralının nasıl bir ölüm tuzağına dönüşebileceğini bir kez daha kanıtladı. Görüntülerde, duyarlı otomobil sürücülerinin yaya geçidinde durarak yol verdiği görülürken, duran araçların sağından hızla ilerleyen bir motosikletin, bebek arabasına doğrudan çarptığı görülüyor. Çarpmanın şiddetiyle yola savrulan ve ağır yaralanan Mahmut Fatih, kaldırıldığı hastanede doktorların tüm çabasına rağmen kurtarılamadı. Bu acı olay, Türkiye’de yaya önceliği konusundaki yasal düzenlemelerin ve saha denetimlerinin vahametini bir kez daha tartışmaya açtı. Uzmanlar, yaya geçitlerinde duran araçların yanından geçmenin sadece bir kural ihlali değil, potansiyel bir cinayet girişimi olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Ehliyetsiz Sürücü Terörü ve Adalet Arayışı
Kazanın ardından arkasına bile bakmadan kaçan 20 yaşındaki sürücü Erman Kurt, emniyet güçlerinin titiz çalışması sonucu yakalandı. Zanlının yapılan incelemesinde ehliyetinin dahi bulunmadığı ortaya çıktı. İfadesinde sarf ettiği ‘Önümdeki araçlar durunca geçmek istedim, korkup kaçtım’ sözleri, sorumluluk bilincinden yoksun bir zihniyetin yansıması olarak kayıtlara geçti. Bu durum, ehliyetsiz araç kullanımına yönelik cezai yaptırımların caydırıcılığının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini gösteriyor. Sosyolojik açıdan bakıldığında, kaçma refleksi gösteren sürücülerin adalet mekanizmasına duyduğu güvensizlik veya suçluluk psikolojisi, mağdur ailelerin acısını katmerleyen en büyük unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.
Küçük Mahmut Fatih’in naaşı, memleketi Kayseri’de gözyaşları ve dualar eşliğinde toprağa verildi. Geride evladını görev yerinde kaybeden acılı bir anne ve trafikte can güvenliği kalmayan bir kamuoyu kaldı. Adli makamlarca tutuklanan ehliyetsiz sürücünün yargılanma süreci devam ederken, bu davanın benzer ihmaller için emsal teşkil edecek bir kararla sonuçlanması bekleniyor. Trafik, sadece bir ulaşım meselesi değil, birbirimize duyduğumuz saygının ve yaşama hakkına verdiğimiz değerin en somut göstergesidir.






