İstanbul’da Yaralı Aktivist Hareketliliği
Türk Hava Yolları’na (THY) ait üç uçak, beraberinde büyük bir dram ve direniş hikayesi taşıyarak İstanbul Havalimanı’na iniş yaptı. İsrail askerlerinin müdahalesi sonrası alıkonulan ve ardından serbest bırakılan aktivistlerin Türkiye’ye dönüşü, havalimanında hüzün ve öfkenin bir arada yaşandığı anlara sahne oldu. Uçaklardan inen yolcular arasında bulunan yaralıların durumu, müdahalenin boyutlarını gözler önüne serdi. Gelen ilk bilgiler, uçuş sırasında sağlık ekiplerinin sürekli teyakkuzda olduğunu ve yaralıların ilk müdahalelerinin gökyüzünde başladığını gösterdi.
İşkence ve Şiddetin İzleri Vücutlarda
Havalimanında yapılan ilk incelemeler sonucunda aktivistlerin maruz kaldığı şiddetin boyutları netleşmeye başladı. Kaburgalarında kırıklar ve çatlaklar tespit edilen çok sayıda gönüllü, elektroşok cihazlarıyla yapılan işkenceler nedeniyle vücutlarında ciddi doku hasarları ve yaralar taşıyor. Ambulansların hazır bekletildiği havalimanında, durumu ağır olan veya acil müdahale gerektiren aktivistler hızla Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’ne sevk edildi. Özellikle elektroşok kaynaklı yanıkların ve darbeye bağlı iç yaralanmaların derinliği, tıbbi ekiplerin üzerinde hassasiyetle durduğu konuların başında geliyor.
Adli Tıp Kurumu Devrede
Sağlık durumu hastaneye yatış gerektirmeyen diğer aktivistler ise yaşananların hukuki ve tıbbi boyutta belgelenmesi amacıyla İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Burada yapılacak detaylı muayeneler, uluslararası hukuk nezdinde açılacak olası davalar ve sunulacak raporların temelini oluşturacak. Hazırlanacak raporların, aktivistlerin maruz kaldığı fiziksel şiddeti ve kötü muameleyi tüm çıplaklığıyla kanıtlaması bekleniyor. Uzman hekimler, darp izleri, plastik mermi yaraları ve diğer travmatik bulgular üzerinde titiz bir çalışma yürütürken, her bir detayın kayıt altına alınması sağlanıyor.
Tedaviyi Reddeden Mecid Bağçivan’ın Durumu
Dönüş yapanlar arasında dikkat çeken isimlerden biri de Mecid Bağçivan oldu. İsrail askerlerinin plastik mermisiyle bacağından yaralanan Bağçivan, İsrail’deki sağlık kuruluşlarında tedavi edilmeyi reddederek Türkiye’de şifa aramayı tercih etti. Vatan toprağına ayak basar basmaz tedavi altına alınan aktivist, diğer yaralı arkadaşlarıyla birlikte İstanbul’daki tam teşekküllü hastanelerde müşahede altında tutulacak. Bu kararın, aktivistlerin maruz kaldıkları sisteme karşı bir duruş sergileme ve kendi ülkelerinin sağlık sistemine duydukları güveni gösterme amacı taşıdığı ifade ediliyor.
Bu gelişme, bölgedeki insani krizin ve sivil topluma yönelik sert müdahalelerin Türkiye kamuoyunda yeniden derinlemesine tartışılmasına neden oldu. Aktivistlerin tedavi süreçleri devam ederken, aileleri ve destekçileri hastane önlerinde nöbet tutmaya başladı. Sağlık Bakanlığı ve ilgili kurumlar, dönen vatandaşların tüm ihtiyaçlarının karşılanacağını ve gerekli her türlü tıbbi ve psikolojik desteğin en üst düzeyde sağlanacağını bildirdi. Sürecin hem tıbbi hem de uluslararası hukuki boyutu yakından takip ediliyor.






