MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9745 ▲ %0,02
EURO 53,6043 ▲ %0,45
ALTIN 6.604,68 ▲ %0,77

Yalova’da Komşu Dehşeti: 14 Aylık Bebek Hedef Oldu

Yalova’nın huzurlu sahil beldelerinden biri olan Çınarcık Esenköy, geçtiğimiz günlerde vicdanları yaralayan bir şiddet olayına sahne oldu. Yaklaşık bir yıl önce yeni bir eve taşınarak hayatlarında temiz bir sayfa açmak isteyen 4 çocuklu Baca ailesi, komşularıyla yaşadıkları gürültü tartışmasının bu denli trajik bir boyuta ulaşacağını tahmin dahi edemezdi. 20 Şubat akşamı yaşananlar, sadece yerel bir komşu kavgası değil, kucaktaki bir bebeğin dahi hedef alındığı toplumsal bir infiale dönüştü.

Olayın fitili, Muhammet Baca’nın evine dönerken komşusu Servet Ergin ile karşılaşmasıyla ateşlendi. İddiaya göre, ‘Ne bakıyorsun’ sorusuyla başlayan sözlü taciz, kısa sürede gerginliği tırmandırdı. Durumun ciddiyetini kavrayan Baca, vakit kaybetmeden jandarma ekiplerine ihbarda bulundu. Ancak kolluk kuvvetlerinin olay yerine intikal ettiği o kritik anlarda, şiddetin dozu düşmek yerine arttı. Muhammet Baca, eşi ve 14 aylık kızı İkra ile kapı önüne çıktığı sırada, kucağındaki bebeğine rağmen sopalı saldırıya maruz kaldı.

Yalova Esenköy’de Kan Donduran Şiddet: İkra Bebek Mağdur

Saldırı sonucunda baba Muhammet Baca’nın burnu kırılırken, asıl acı tablo 14 aylık İkra bebeğin muayenesinde ortaya çıktı. Talihsiz bebeğin kafatasında üç ayrı çatlak ve sağ gözünde ciddi yaralanma tespit edildi. Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan baba ve kızın tedavi süreci devam ederken, olay Türkiye’deki çocuk hakları ve şiddetle mücadele yasalarını tekrar gündeme taşıdı. Türkiye’de çocuklara yönelik her türlü saldırı, Türk Ceza Kanunu kapsamında ağırlaştırılmış yaptırımlara tabidir ve adli makamlar bu tür vakalarda ‘kamu vicdanı’ ilkesini ön planda tutar.

Yalova gibi demografik yapısı genellikle tatilciler ve yerel halkın iç içe geçtiği bölgelerde, komşuluk ilişkilerinden doğan husumetlerin bu denli ağır yaralanmalarla sonuçlanması, bölge halkında da büyük tedirginlik yarattı. Uzmanlar, bu tür adli vakalarda otopsi raporları, adli tıp incelemeleri ve kamera kayıtlarının davanın seyrini değiştiren en temel unsurlar olduğunu vurguluyor. Bu olayda da adli tıp raporu, saldırının şiddetini ve hedef gözetilip gözetilmediğini kanıtlayan en güçlü delil olarak dosyaya girdi.

Hukuki Süreç ve Adalet Arayışı Sürüyor

Olayın ardından gözaltına alınan kardeşlerden Şener Ergin tutuklanarak cezaevine gönderilirken, Servet Ergin serbest bırakıldı. Ailenin avukatı Tolga Tayla, adliye çıkışında yaptığı açıklamada çok önemli bir noktaya parmak bastı. Bebeğin yaralanmasının bir ‘kaza’ veya ‘torpido çarpması’ olarak lanse edilmeye çalışıldığını ifade eden Tayla, tıbbi bulguların ve video kayıtlarının bu iddiaları çürüttüğünü belirtti. Avukat, itibar suikastına karşı hukuk mücadelesinin kararlılıkla süreceğini ifade etti.

Türkiye’de bu tür şiddet olaylarında adli süreç; şikayet, delil toplama, savcılık iddianamesi ve ardından ağır ceza veya asliye ceza mahkemelerinde görülen duruşmalarla devam eder. Özellikle savunmasız bir bebeğin hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanması, ‘kasten yaralama’ suçunun nitelikli halleri arasında değerlendirilebilir. Esenköy’deki bu dram, bireysel silahlanma ve kontrolsüz öfkenin toplumsal huzuru nasıl dinamitlediğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir