MENÜ
11 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 46,1570 ▲ %0,06
EURO 53,3042 ▲ %0,05
ALTIN 6.044,91 ▲ %0,10

Yalnızlık Alzheimer Riskini Yüzde 40 Artırıyor

Türkiye’de yaşlanan nüfusla birlikte beyin sağlığına yönelik endişeler artarken, bilim insanlarından çarpıcı bir uyarı geldi. Edirne Belediyesinin düzenlediği ‘Beyin Sağlığı ve Alzheimer’dan Korunma’ panelinde konuşan uzmanlar, sosyal izolasyonun beyin üzerindeki yıkıcı etkilerini verilerle ortaya koydu. Özellikle modern dünyanın en büyük sorunlarından biri haline gelen yalnızlık duygusunun, Alzheimer hastalığına yakalanma ihtimalini ciddi oranda tetiklediği belirlendi.

Uzmanlara göre, etrafınızda kalabalıklar olsa bile hissedilen duygusal yalnızlık, beyin fonksiyonlarını doğrudan olumsuz etkiliyor. Yapılan araştırmalar, kronik yalnızlık hissinin Alzheimer riskini yüzde 40 oranında artırdığını gösteriyor. Bu oran, sağlık dünyasında sigara kullanımı kadar tehlikeli bir risk faktörü olarak kabul ediliyor. Obezite, diyabet ve insülin direnci gibi metabolik sorunların yanı sıra, sosyal yaşamdan kopuk bir hayat sürmek zihinsel gerilemenin en büyük hızlandırıcıları arasında yer alıyor.

Zihni Genç Tutan Yaşam Formülleri

Beyin sağlığını korumak sadece ilaçlarla değil, tamamen yaşam tarzı değişiklikleriyle mümkün. Panelde söz alan Prof. Dr. Burcu Ersöz Hüseyinsinoğlu, sağlıklı kas yapısının sağlıklı zihinsel işlevle olan kopmaz bağına dikkat çekti. Düzenli fiziksel aktivitenin hastaneye başvuru oranlarını düşürdüğünü belirten Hüseyinsinoğlu, aktif bir yaşam tarzının demans riskine karşı en güçlü kalkan olduğunu vurguladı.

Peki, beyni güçlendirmek için neler yapılmalı? Uzmanlar, sadece fiziksel egzersizlerin yetmeyeceğini, zihnin de sürekli yeni ‘yollar’ bulması gerektiğini ifade ediyor. Yeni bir dil öğrenmek, bir enstrüman çalmaya başlamak, dans etmek veya farklı coğrafyalara seyahat etmek beyni sürekli zinde tutuyor. Koordinasyon gerektiren çalışmalar ve teknolojik imkanları doğru kullanmak, nöronlar arasındaki bağı kuvvetlendirerek hastalığın etkilerini geciktiriyor.

Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 10’unun 65 yaş ve üzerinde olduğunu belirten Doç. Dr. Zeynep Tüfekçioğlu Korkmaz ise gelecek adına umut verici bir gelişmeyi paylaştı. Dünyada kullanılmaya başlanan ve hastalığın ilerlemesini yüzde 30 oranında yavaşlatan damar yolu tedavilerinin yakın zamanda Türkiye’de de hastaların kullanımına sunulması bekleniyor. Ancak uzmanlar, tıbbi tedavilerden önce koruyucu önlemlerin ve sosyal etkileşimin hayati önem taşıdığının altını çiziyor.

Kaynak: Hürriyet

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir