Eğlence Diye Çıktılar Felaketi Yaşadılar
İstanbul’un dinlenme noktalarından biri olan Yalıköy Sahili, dün öğleden sonra kan donduran bir kazaya ev sahipliği yaptı. Saat 15.00 sularında, serinlemek ve biraz adrenalin yaşamak isteyen iki arkadaş, İlbey Kadir G. ve Yunus Emre Dilmen, sahildeki işletmelerden birinden jet ski kiralayarak denize açıldı. Ancak masum başlayan bu deniz turu, kısa süre içinde bilinmeyen bir nedenle kontrolden çıktı. İki genç, dev dalgaların arasında jet ski’den düşerek gözden kayboldu.
Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine bölge adeta bir kurtarma üssüne döndü. İtfaiye, jandarma, sahil güvenlik, AFAD ve sağlık ekipleri zamanla yarışırken, denizin ortasında yaşam mücadelesi veren gençlere ulaşılmaya çalışıldı. Arama kurtarma çalışmaları neticesinde İlbey Kadir G., kolu kırılmış halde sağ olarak kurtarılırken, arkadaşı Yunus Emre Dilmen için umutlar dakikalar geçtikçe tükendi. İlk müdahalesi kıyıda yapılan İlbey Kadir G. hastaneye kaldırılırken, bölgedeki bekleyiş acıya dönüştü.
Kiralık Jet Skilerde Denetim Zafiyeti mi Var?
Olayın ekonomik ve denetim boyutu ise vatandaşın en çok merak ettiği konuların başında geliyor. Sahillerde saati binlerce lirayı bulan bu deniz araçlarının kiralama prosedürleri, güvenlik önlemleri ve araçların teknik bakımları çoğu zaman kağıt üzerinde kalıyor. Vatandaşın ‘keyif alalım’ diye ödediği yüksek paralar, yeterli eğitim ve can yeleği standardı sağlanmadığında birer ölüm faturasına dönüşüyor. Sektördeki denetimsizlik, sadece can kayıplarına değil, aynı zamanda yerel turizmin güvenilirliğine de büyük darbe indiriyor. Uzmanlar, bu tür kazaların ardından işletmelerin sorumluluklarının ve sigorta şartlarının daha sert şekilde sorgulanması gerektiğini vurguluyor.
Yaklaşık 4 saat süren yoğun arama faaliyetlerinin ardından acı haber akşam saatlerinde geldi. Ekipler, Yunus Emre Dilmen’in cansız bedenine ulaştı. Talihsiz gencin cenazesi, Adli Tıp Kurumu’ndaki incelemelerin ardından ailesine teslim edilirken, Yalıköy sakinleri ve tatilciler olayın şokunu üzerinden atamadı. Ancak bu facianın sadece bir ‘kaza’ olarak kapanmayacağı, hukuki sürecin sert geçeceği sinyalleri gecikmedi.
Acılı Babanın Hukuk Mücadelesi Başladı
Hayatını kaybeden Yunus Emre Dilmen’in babası Levent Dilmen, olayın ardından sessiz kalmadı. Evladını toprağa veren acılı baba, işletme ve ihmali olanlar hakkında suç duyurusunda bulundu. Olayda kullanılan jet ski, teknik bir arıza olup olmadığının tespiti için incelemeye alındı. Bu noktada akıllara gelen soru şu: Kiralama yapan işletmeler, bu tehlikeli araçları teslim etmeden önce gerekli teknik kontrolleri yapıyor mu? Yoksa sadece alınan paraya mı bakılıyor?
Jandarma ekiplerinin başlattığı soruşturma derinleşirken, olayla ilgili bilirkişi raporu bekleniyor. Vatandaşın canını hiçe sayan, sadece kar odaklı çalışan işletmelerin mercek altına alınması şart. Bu trajik olay, sahillerdeki denetimlerin kağıt üstünde değil, sahada ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gösterdi. Bir ailenin ocağı sönerken, bu işin faturası sadece bir jet ski incelemesiyle mi sınırlı kalacak, yoksa emsal teşkil edecek bir karar mı çıkacak, hep birlikte göreceğiz.






