Devlet Okulu Mu Yoksa Kişisel Derebeylik Mi?
Antalya’nın Demre ilçesinde patlak veren eğitim skandalı, kamu kurumlarının nasıl birer kişisel egomanyaya dönüştüğünü gözler önüne seriyor. Çevreli Bozoğlu Tarkun İlkokulu’nda görev yapan E.D. isimli sınıf öğretmeninin, sınıfta eğitim gören kendi kızının akademik yetersizliklerini örtbas etmek için koca bir sınıfın geleceğini hiçe saydığı iddia ediliyor. 2. sınıf öğrencilerine hala 1. sınıf, hatta anaokulu seviyesinde dersler dayatılması, eğitimde fırsat eşitliğinin nasıl yerle bir edildiğinin kanıtıdır. Bir eğitimcinin, kendi evladının hızına yetişemeyen öğrencileri cezalandırması, tahtadaki yazıları sırf kızı bitirdi diye silmesi hangi vicdana sığar?
‘Beğenmiyorsan Özele Git’ Küstahlığı
Velilerin haklı isyanına verilen cevap ise tam bir ibret vesikası. Çocuklarının eğitiminin gerilediğini fark eden ve durumu sorgulayan ailelere, “Beğenmiyorsanız çocuğunuzu özel okula gönderin, sizin gibi veliler yüzünden utanıyorum” diyebilecek kadar pervasızlaşan bir zihniyetle karşı karşıyayız. Bu toprakların vergileriyle maaş alıp, vatandaşı aşağılayan, kamu hizmetini lütuf gibi sunan bu üstenci dil, asıl utanılması gereken durumdur. Cebinde özel okul parası olmayan vatandaşın çocuğu, bir öğretmenin keyfi uygulamalarına kurban mı edilecek?
Sınıf Değil, Doğum Günü Sahnesi
İddialar sadece ders müfredatıyla da sınırlı değil. Sınıfın bir eğitim yuvasından ziyade, öğretmenin kızının doğum günü partisi alanına çevrildiği, velilere WhatsApp üzerinden ‘en iyi kıyafetlerle gelin’ talimatları yağdırıldığı belirtiliyor. Eğitim yuvasında yaratılan bu sınıfsal ayrımcılık ve gösteriş merakı, çocukların ruh dünyasında onarılmaz yaralar açıyor. Öğrencilerin derslerde parmak kaldırmaya korktuğu, sürekli bir bağırma ve korku ikliminin hakim olduğu bir sınıfta hangi başarıdan söz edilebilir? 2. sınıf düzeyindeki çocukların öz güvenini yıkan bu pedagojik cinayetin sorumluları hesap vermelidir.
Söz Verildi Ama Yerine Getirilmedi
Mesele sadece bir öğretmenin tavırları değil, aynı zamanda denetim mekanizmasının hantallığıdır. Veliler, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne gittiklerinde öğretmenin yarıyıl tatilinde okuldan ayrılacağı sözünü aldıklarını ancak bu sözün havada kaldığını ifade ediyor. CİMER’e yapılan mükerrer şikayetler, okul yönetimine iletilen dilekçeler havada uçuşurken, çocuklar koskoca bir eğitim yılını kaybetmiş durumda. Okul yönetiminin ‘Bu çocukların bir yılı boşa gitti’ itirafı ise skandalın boyutunu tescilliyor. Demre İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından başlatılan incelemenin, sadece kağıt üzerinde kalıp kalmayacağı merak konusu. Bu şehirde ulaşımdan altyapıya her şey dökülürken, bir de geleceğimiz olan çocukların eğitim hakkının bu şekilde gasp edilmesine sessiz kalamayız.






