Sanal Bataklığın Çocuklarımıza Uzanan Eli
Türkiye, son günlerde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’tan gelen acı haberlerle sarsılırken, bu trajediyi fırsat bilen karanlık odaklar evlatlarımızın güvenliğini hedef almaya başladı. Telegram gibi denetimi zor platformlarda örgütlenen, kendilerine ‘Cehennemin 31. Katı’ adını veren bu yapıların pervasızlığı artık bardağı taşırdı. Sosyal medyada bir virüs gibi yayılan saldırı tehditleri, anneleri babaları uykusuz bırakırken, devletin çelik yumruğu bu sanal dehlizlere indi. Kimsenin şaka diyerek geçiştiremeyeceği, ‘çocuktur’ diyerek hafifletemeyeceği bir vahametle karşı karşıyayız.
Emniyetten Dev Operasyon: 83 Kişi Yakalandı
Emniyet Genel Müdürlüğü, toplumu infiale sürükleyen bu paylaşımların ardından düğmeye bastı. Yapılan titiz çalışmalar sonucunda, okul saldırılarını öven, yeni katliam çağrıları yapan ve kamu düzenini bozmaya çalışan 83 şahıs kıskıvrak yakalandı. Operasyonun kapsamı sadece gözaltılarla sınırlı kalmadı; zehir saçan 940 sosyal medya hesabına erişim engeli getirilirken, suçun merkezi haline gelen 93 Telegram grubu tamamen kapatıldı. Bu operasyon, klavye arkasına saklanıp kaos planları yapanlara verilmiş en net cevaptır.
Üsküdar’dan Sivas’a Korku Hattı
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Üsküdar’daki bir okulu doğrudan hedef gösteren paylaşımlar üzerine başlattığı soruşturmada, yaşları küçük 6 çocuğu gözaltına aldı. Olayın vahameti Anadolu’nun dört bir yanına yayılmış durumda. Sivas’ta ‘Bufalo58’ takma adıyla ‘Yarın yeni bir haber duyacaksınız’ diyerek halkı korkuya boğan bir öğrenci yakalanırken, Zonguldak’ta ise durum daha da somut bir tehdide dönüştü. Fener Anadolu Lisesi’nde eğitim gören B.T.A.’nın evine yapılan baskında, odasından çıkan kurusıkı mermileri ‘hatıra’ diye savunması, tehlikenin ne kadar kapımızda olduğunu gösteriyor.
C31K: Dijital Cehennemin Karanlık Yüzü
Daha önce İkbal Uzuner ve Ahmet Minguzzi cinayetleriyle adını duyduğumuz bu karanlık yapı, şimdi de okul baskınları üzerinden prim yapmaya çalışıyor. Yaklaşık 100 bin üyenin bulunduğu gruplarda, saldırganlar kahraman ilan ediliyor, okullar için saldırı ‘fiyat tarifeleri’ havada uçuşuyor. Bu gruplar, sadece birer sohbet kanalı değil; genç zihinleri zehirleyen, onları şiddete ve suça teşvik eden birer suç makinesidir. Ebeveynlerin, çocuklarının dijital ayak izlerini takip etmesi artık bir tercih değil, hayati bir zorunluluk haline gelmiştir.
Şaka Değil Suç Dosyası
Gözaltına alınanların çoğunun ‘şaka yapıyordum’ ya da ‘dikkat çekmek istedim’ savunmalarının ardına sığınması, toplumsal çürümenin boyutlarını gözler önüne seriyor. Bir okulun huzurunu bozmak, binlerce öğrenciyi ve veliyi panik içinde bırakmak bir mizah unsuru olamaz. Adli birimler, bu eylemlerin ‘halk arasında korku ve panik oluşturmak amacıyla tehdit’ suçu kapsamında en ağır şekilde cezalandırılması için süreci çok yönlü olarak yürütüyor. Evlatlarımızı hedef alan hiçbir karanlık düşüncenin, hiçbir dijital hücrenin cezasız kalmayacağı bu operasyonlarla bir kez daha tescillenmiş oldu.






