Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Ankara’daki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde D-8 Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri Büyükelçi Sohail Mahmood‘u kabul ederek, teşkilatın geleceğine dair kritik stratejileri masaya yatırdı. Görüşmenin ana eksenini, 1997 yılında İstanbul Deklarasyonu ile temelleri atılan D-8’in, günümüzün hızla değişen küresel ekonomik dinamiklerine nasıl uyum sağlayacağı ve daha etkin bir yapıya nasıl kavuşacağı oluşturdu. Ekonomi ve istatistik temelli bir okuma yapıldığında, bu buluşmanın sadece diplomatik bir nezaket ziyareti değil, aynı zamanda yükselen pazarların küresel pastadan daha fazla pay alma girişimi olduğu görülüyor.
D-8 Teşkilatında Yapısal Reform ve Finansal Güçlendirme
Görüşmede özellikle proje odaklı ve sonuç üreten bir yapıya geçişin altı çizildi. Türkiye’nin ekonomi kurmaylarından biri olan Cevdet Yılmaz, D-8’in sadece bir diyalog platformu olmanın ötesine geçerek, üye ülkeler arasında somut ekonomik iş birlikleri kurması gerektiğini vurguladı. Bu kapsamda, teşkilatın sekretaryasının kurumsal ve mali açıdan güçlendirilmesi, operasyonel kapasitesinin artırılması için planlanan reform süreci detaylandırıldı. Uluslararası kuruluşların etkinliği, genellikle sahip oldukları bütçe ve bürokratik çeviklik ile doğru orantılıdır; bu nedenle D-8’in finansal altyapısının sağlamlaştırılması, teşkilatın küresel arenadaki ağırlığını doğrudan artıracaktır.
Türkiye, D-8’in kuruluşunda üstlendiği öncü rolü, bugün ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonuyla daha ileriye taşımayı hedefliyor. Toplamda 1 milyardan fazla nüfusu ve 4 trilyon dolara yaklaşan ekonomik büyüklüğü temsil eden D-8 ülkeleri (Türkiye, İran, Pakistan, Bangladeş, Malezya, Endonezya, Mısır ve Nijerya), küresel ticaret yollarının merkezinde yer alıyor. Bu potansiyelin harekete geçirilmesi, sadece üye ülkeler için değil, bölgesel istikrar ve kalkınma için de hayati önem taşımaktadır. Türkiye’de bu tür uluslararası mutabakatların takibi, ilgili bakanlıklar ve strateji başkanlıkları nezdinde titiz bir bürokratik süreçle yönetilmekte, alınan kararların hukuki ve mali yansımaları resmi kanallar üzerinden izlenmektedir.
Azerbaycan’ın Katılımı ve 2026 Cakarta Zirvesi Hedefleri
Görüşmede öne çıkan bir diğer önemli başlık ise Azerbaycan‘ın D-8’e katılımıyla oluşan yeni ivme oldu. Güney Kafkasya’nın yükselen gücü olan Azerbaycan’ın teşkilata dahil olması, enerji koridorlarından lojistik ağlara kadar pek çok alanda stratejik derinlik sağlıyor. Yılmaz, bu yeni momentumun etkin bir biçimde değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek, teşkilatın genişleme stratejisinin ekonomik bütünleşmeye katkı sunacağını belirtti. Bu genişleme, teşkilatın ‘etki alanını’ Karadeniz’den Hazar’a kadar uzatan bir jeopolitik hamle olarak değerlendirilebilir.
Öte yandan, 14-15 Nisan 2026 tarihlerinde Endonezya’nın başkenti Cakarta‘da düzenlenecek olan D-8 Zirvesi, bu reformların nihayete erdirileceği en kritik dönemeç olarak görülüyor. Diplomasi trafiğinin ve teknik çalışmaların bu tarihe kadar yoğunlaşması beklenirken, Türkiye’nin bu süreçteki rehberlik edici tutumu üye devletler nezdinde de takdirle karşılanıyor. Sonuç olarak, Ankara’da gerçekleşen bu kabul, D-8’in kabuk değiştirerek küresel ekonomide daha iddialı ve daha ‘sonuç odaklı’ bir aktör olma kararlılığını bir kez daha tescilledi.






